Kemâl…

On sekiz bin âlemin mir’âtı sensin yâ Kemâl,

Bu deryâya nazargâh, musaffâsın yâ Kemâl.

Ehl-i irfansın, cihan keyfiyyetin tahkîk edip,

Âlem-i nâsut içinde, dürrüyektâsın yâ Kemâl.

Ehl-i keyfin zulmünü reffeyledin bizden cüdâ,

Lütf-u Haksın, pür tecellî Hak Cemâlsin yâ Kemâl.

Her kimin gönlünde yoktur Hak sevgisi, olmaz felâh,

Kalbi âmâdır anın, sen merd-i Şahsın yâ Kemâl.

Kudret-i Yezdânı inkâr eyleyenler çok dürür,

Sen bilirsin herşeyi, ehl-i irfansın yâ Kemâl.

Çünkü eczâyı vücûdun, harf-ı eshabtır senin,

Muhtelif çoktur cihanda, her yanasın yâ Kemâl.

Cümle eşyâyı hakâyık remzi sende görünür,

Lâfzı var, mânâsı var sende, ayânsın yâ Kemâl.

Çünkü Hakkın emrine bağlı başımız cümleden,

Ol ulülemre itaat eyleyensin yâ Kemâl.

Aklı evvel olmasa âlemde, nâkıslar bütün,

Akl-ı sânîde kalır cümle, kânsın yâ Kemâl.

Bir günâhkâr Meyyitîyim, fikrimce doğru söyledim,

Yanlış ise, affeden Mehdî zamansın yâ Kemâl.      

                                                                                  Hafız Halil Develioğlu Risalesi, sayfa 152