Tanrıbilim

14 Mart 2018

Muhkem ve Müteşabih Okuma

  “Allah, sözün en güzelini, birbirine benzer, çoklu anlama gelen bir Kitap halinde indirdi… (O) bununla dilediğini doğru yola iletir. Ama Allah kimi sapıklığında bırakırsa artık ona yol gösteren olmaz.”[1] Kur’an-ı Kerim, âyetlerinin iki farklı biçim altında toplandığını belirtir. Bunlar hükmî yani genel geçer olmayan, doğrudan anlaşılan ve inanırı yorumsuz olarak hükme bağlayan âyetler ile benzetmeli olarak yorum gerektiren, inanırın kendi anlayışı, kültürü ve yaşadığı çağa göre içeriklenen, çok anlamlılığa […]
14 Mart 2018

Anadolu’da Dayanışmanın Ruhu: Âhiyân-ı Rûm ya da Ahilik

Ahi Evran’ın, “Elini, dilini, belini bağlı, kapını, gönlünü, sofram açık tut” prensibi birçok kavrama model oldu. 13. yüzyılda büyük bilge Ahi Evran tarafından temelleri atılan Ahilik felsefesi, Anadolu’da yüzyıllardır birlik, beraberlik, yardımlaşma ve dayanışmanın ruhunu oluşturuyor. Ahi Evran’ın, “Elini, dilini, belini bağlı, kapını, gönlünü, sofranı açık tut” prensibi temel alınarak ortaya çıkan Ahilik, Selçuklu ve Osmanlı döneminde Anadolu’da yaşayan halkın sanat, ticaret, ekonomi gibi çeşitli meslek alanlarında hem iş hem […]
11 Şubat 2018

Niyet

“Ümit fakirin ekmeğidir” deriz. Eğer buradaki “fakir” kelimesinden kast edilenin; Hz. Îsâ’nın “Ne mutlu fakir olduklarını bilenlere” şeklindeki sözünde geçen, mânevî eksikliklerini idrak eden, “fakir” olduğunu düşünürsek, konu edilen ekmeğin de Hz. Îsâ’nın eti yani iman üzere edinilecek olan öğretisi olduğu sonucuna varırız. Şüphesiz kendilerinin eksiksiz ve kusursuz olduklarını düşünenler asla bir arayışa talip olmayacaklardır. Hıristiyanlık dininin temel taşıyıcıları olarak ümit’in yanısıra iman ve şefkatten de bahsedilir. Sırasıyla “Çapa-Haç-kalb” sembolleriyle […]
14 Mayıs 2017

Tekvir / Dürülü Bükülü

81. Sure  Tekvir / Dürülü Bükülü 1 dürülüp bükülünce güneş ve solup yitince yıldızlar dağılıp gidecek dağlar o vakit sahipsiz kalır en değerli mallar.   2 toplaşınca yabani canlar yanıp tutuşunca denizler ve eşdeğeriyle birleşince nefsler o vakit sorulur küçük kıza seni diri diri gömdüren o günah neydi ?   3 kayıtlı sayfalar açılınca ve sema örtüsü alınınca kızışıp cehennem ateşi cennet size yaklaşınca o vakit anlar tüm nefsler ne […]
14 Mayıs 2017

Happening ve Performans

Sanat ne zaman gerçekleşir? İlk sezgi sanatçıya ulaştığında mı? Bu sezgilerin bir eskize dönüşmesinde mi? Tüm eskizleri unutup sanatını icra edeceği araçlarının önüne geçtiğinde mi? Eseri hayata geçirme anında mı? Yoksa eser tamamlandığında mı? Hatta Marksist bir tavırla eserini sergilendiğinde ve izleyici onu kendine ait kıldığında mı? Çünkü bir eserin toplumsallaşma yoluyla değer kazanması bu anda olacaktır. Bir sanat eseri, sanatçının hangi durumunda doğum/yaratım evresinde olur? Eğer sanat eseri, bir […]
14 Mayıs 2017

Bilmeden İdeolojikleşmeye

Her şey bilmeye konu olabilir. Şu anlamda; hiçbir şey bilincin önünde bilinmez olarak kalamaz. Bilen özne olur ve bu evrensel özne olan tek varlık insandır. Bir şeyin bilinebilirliği onun halden hale geçmesine bağlı. Ama bu “geçişlerin” bir sistemi, zorunlu iç bağlantıları ve süreçleri olduğuna da bağlıdır. Bilme bu dönüşümlerin, süreçlerin ve zorunlu bağlantıların açığa çıkarılmasıdır. Öte yandan bunun gerçekleşmesi bilinçli öznenin yani insanın eylemini gerektirir. İnsan eylemliliği ile önüne aldığı […]
14 Mayıs 2017

Salome, Yudit ve Delila

Yazı yazmak için oturup yarım bırakanlardanım. Her oturuşumda iki davetsiz mÎsâfirim olur: Platon ve Aristoteles. Konuşmadan, beni esir alırlar. Platon olanaklı olduğu ölçüde soyut olanda kalmamı, İdeal olanı vurgulamamı önerir: “Veciz olanı, lakonik ifadeyi anlamayanla işin ne?” diye sorarak baskı kurar. Aristoteles ise tüm bağlantıları göstermemde, bir dizge oluşturmamda ısrar eder; analitik ve mükemmeliyetçi yanımı esir alır. Onları anlamaya çalışıyor olmamdan dolayı, beni böylesine teklifsizce ele geçirmeyi kendilerine hak görmelerine […]
13 Mart 2017

Daimon’un Karanlığında Sanat

Sokrates, düşüncelerinin esin kaynağı olarak Daimon’a işaret eder[1]. Sokrates’in Daimon’u ilhamın kaynağı, sezgilerin yöneticisi, ezgilerin kaynağıdır. Daimon ile Sokrates bir düşünce sanatçısına dönüşür. Peki, nerededir Sokrates’in Daimon’u? Bizim için hiç bir yerde, Sokrates için her yerde! Bu bir kelime oyunu mu? Felsefenin sakladığı bir ipucu mu? Sokrates için her yerde olan ve bizim tanımadığımız Daimon, Sokrates ile birlikte göçüp gitmiş midir dünyadan? Sokrates’e ilham veren Daimon şimdi nerededir? Aristoteles’in katı […]
5 Şubat 2017

Rab Korkusu ve Rab Kaygısı

Ve kavmin üzerine Rab korkusu düştü ve bir adammış gibi çıktılar. [1]   Hikmetin Kralı Süleyman şöyle der: “Rab korkusu, hikmetin başlangıcıdır.” [2] Kutsal metinler elbette birer felsefe metinleri değillerdir. Ancak okunabilmeleri, içerdiği kavramların en az felsefî bir metinde olduğu kadar hassasiyetle incelenmesini gerektirir. Bu metinler, kendi ilahilik savları göz önünde bulundurulduğunda hiçbir kelimenin rastgele kullanılmadığını belirtirler. Yine bu sava göre Tanrı’yı niteleyen isimlerin hiçbirisi doğrudan Tanrı’yı göstermez. Ancak bir yanıyla […]