Kültür ve Toplumbilim

19 Kasım 2016

And-İçme Kadehleri

İslamiyet’ten önce tüm Türk toplumlarında and-içme törenleri önemli yer tutardı. Bahaeddin Ögel, “Dünden Bugüne Türk Kültürünün Gelişme Çağları” adlı eserinde (Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Yayını, İstanbul 2001) şu ifadeleri kullanmaktadır (sayfa 292): “Yüeçi kralının başı altınlatılıp and kadehi yapıldı. Büyük devlet akit ve andları bu kadehle yapıldı. Göktürk devleti kendisini eski Juan-Juan devletinin mirasçısı olarak gördü. M.Ö. 43 yılında Hunlar ile Çin elçileri arasında andlasmalar “and kadehi” ile yapıldı.” Bu […]
19 Kasım 2016

Sarsıcı Bir Karşılaşma Hikâyesi: Deli Dumrul

“Şimdi gün batımını uğurlarken, manzarası   giderek yoksullaşan tepenin başında, en az onun kadar çaresizdim. Dumrul’u öldürebilmek şöyle dursun, ölümüne bile seyirci kalabilecek gücüm kalmamış, ölüme ilişkin bütün gücümü ölümden alırken, ölüm benden gücümü almıştı. Bunca yılın döngüsü, görünmez elimin dengesinde benden habersiz terazi değiştirmişti. Beni öldüren aşk, aynı zamanda derin bir yaşama gücü vermişti  bana. Ölümsüzlükten cayıp yaşayacaktım. Bir gün onu bulmak ümidiyle yaşayacaktım”. (Murathan Mungan, Yedi Kapılı Kırk Oda-Dumrul […]
19 Kasım 2016

Dört Boyutlu Yabancılaşma

Bu yazıda yabancılaşma kavramını bütünsel bir bakışla incelemek istiyorum. Yabancılaşma kavramının Sosyolojik, Ekonomik, Kültürel ve Psikolojik Yabancılaşma olarak tanımlanabilecek olan dört farklı boyutu vardır. Ancak bu boyutlar iç-içe geçmiş durumda, karmaşık ve girift bir ilişki içindedirler. Karmaşık yapısına rağmen yabancılaşmanın bilimsel açıklamasını da yapmanın mümkün olduğu görüşündeyim. Bilimsel yorumuna geçmeden önce yabancılaşmanın farklı boyutlarını inceleyelim. Sosyolojik Yabancılaşma: Belli bir insan grubu kendi ülkelerini terk edip farklı bir ülkeye yerleşmeye gittiklerinde […]
19 Kasım 2016

İran’da Toplumsal ve Kişisel Yabancılaşma: Gholamhossein Sa’edi’nin Drama ve Sineması

Tercüme: Begüm Şener ve Hayriye Güngör Yabancılaşma sorunu hem kişisel açıdan hem de toplumsal açıdan incelenebilirdi. Fakat aslında her ikisi de birdir ve sadece bir tektir. Yabancılaşma, her zaman toplumsal bir bağlamda varolur ve öyle görünüyor ki “tek başına yabancılaşma” olamaz. Yabancılaşma için, yabancılaşacak “öteki”ne ihtiyacımız vardır. Ve bu “öteki”nin toplumsal bağlamı, bireyin aileye, arkadaşlara veya daha geniş bir toplum çevresine, hatta –belki de özellikle– ilâhi olana, esas “öteki”mize (dosta) […]
19 Kasım 2016

Güzel Kardeşim

Yeryüzü insanı gergin, yeryüzü insanı savaşı çağırıyor kardeşim, Daha çok çiçek ekmeliyiz, daha çok müzik yapmalıyız, Tiyatro binaları, müzeler, sergi salonları kurmalıyız, Ekmeğimizden, aşımızdan arttırıp şehrin göbeğine ‘İnsan arıyorum’ diye haykıran, kocaman bir Diyojen heykeli dikmeliyiz. Domatesin kokusunu, horozun sokak aralarında ötüşünü unutmamalıyız kardeşim, Dede Efendi’den, Veysel’den, Yunus’tan rol çalmalıyız. Hattat Şeyh Hamdullah’a, Ressam Osman Hamdi Bey’e öğrenci olmalıyız, Hoca Nasrettin’den bilge bir tebessüm, Hacı Bayram’dan bir bayramlık almalıyız… Ekmeğe […]
19 Kasım 2016

Ağaç Kültü

 bir insan ömrünü neye vermeli para mı onur mu taş dikenli yol ağacın köküne inmek mi yoksa çırpınıp duruyor yaprak dediğin Zülfü Livaneli   Eski çağlardan bu yana insanlığın doğa ile kurmuş olduğu mitsel ilişki günümüzde de halen gücünü korumaktadır. Sembollerle örülü bu birikim, özellikle kozmogoni mitleri (evren doğum) açısından, ağaç kültlerinde kendini bulmuştur. Hayat ağacı ise insanlığın en eski inançlarındandır. İlk izlerine M.Ö. 3000 ve sonrasında Aşağı Mezopotamya’da rastlanır. […]
19 Kasım 2016

Euripides’in “Bakkhalar” (Βάκχαι)’ı Üzerine

Euripides’in “Bakkhalar” adlı oyunu Yunan Tragedyası’na dair bir örnek teşkil etmektedir. Tragedyada, kısaca Yunanca “sofrosüyne” olarak tabir edilen ve özdenetim, denge ve ölçülülük anlamlarına gelen kavram ile esriklik ve çoşkuyla bütünleşen “mania” kavramının çelişki ve mücadelesini görürüz. Eser, Thebai kralı Pentheus1’un, kuzeni Dionysos2’un tanrılığını kabul etmemesi ve Dionysian külte karşı olması nedeniyle, Dionysos’un cezbesinde ne yaptığının farkında olmayan, birer mainad haline gelmiş Kadmos kızları (Pentheus’un annesi Agaue, teyzeleri) ve Bakkhalar tarafından öldürülmesini konu alır. Söz konusu […]
19 Kasım 2016

Güneş Kültü ve Tanrıçalar

Orta Asya bölgesinde yaşayan yarı-göçer Ön-Türk boylarının inancında güneş önemli bir simge oluşturuyordu. Genelde din sayılmayan bir inanç sistemine “kült” adı verilmektedir. Bu tanım içinde belli bir dönemde ve belli bir coğrafyada yaşamış olan bir toplumun yerel tanrıları, tanrıçaları ve çeşitli simgeleri ele alınıp incelenir. Kült kavramı ile yerel özellikler içeren dini törenler, töreler ve simgeler kastedilir. Göğe büyük önem veren ve Gök Tengri’yi tanrılar tanrısı olarak gören Ön-Türk insanları […]
19 Kasım 2016

Hindu Gelenek Üzerine

Hindu1 Gelenek, Kadim Bilgeliğin2 –Avrupa’ya göre düşünürsek– Yakın Doğu ile Uzak Doğu arasında akan ve diğerleriyle aynı deryada buluşan Doğu kolunu teşkil eder. Bunun yanında onu biricik kılan durumlardan birkaçını ele alalım: Hindu anlayış, Batı’daki hiyerarşik ve Uzak Doğu’daki heterarşik anlayışı iç içe barındırmasıyla farklılaşır. İsminin etimolojisinin3 de çağrıştırdığı gibi var olanların her biri için bir ruhsal tahakkuk (sadhana) imkânını gözetir. Bu nedenle ruhsal tahakkuk yolu (marga)4 aydınlanmacı ve ezoterik […]