Metin Bobaroğlu

22 Ekim 2016

Ferhâd ile Şirin

Soru: Ferhâd sevgilisi Şirin için dağları delmiş. Dağı varlık olarak görürsek, bu dağı nasıl delmiştir? Buradan insanlığa nasıl bir mesaj veriliyor? Metin Bobaroğlu: Ferhâd ile Şirin öyküsü mitsel bir öyküdür; yâni arketipal, simgesel ve alegorik bir anlatım içerir. Tıpkı ‘Âdem ile Havva’, ‘Yusuf ile Züleyha’, ‘Kerem ile Aslı’, ‘Arzu ile Kamber’, ‘Leylâ ile Mecnûn’ gibi. Mitlerde kullanılan sözcükler, sözlük anlamları yanında, örtük olarak eğretilemeli, simgesel anlamları da içerirler. Bu yöntem […]
22 Ekim 2016

Farklı Din ve Kültürlerde Oruç

Kültür, “insan-doğa” ve “insan-insan” ilişkisinde, insan emeğiyle üretilmiş yaşam diye tanımlanabilir.  İnsan yaşamında en kapsamlı olgudur kültür. Bir bakıma kültür, insan için ikinci doğa gibidir; her insan tarihin belirli bir döneminde, belirli bir yerde, belirli bir kültürün içine doğar ve onun tarafından biçimlenir. Kültür, deneyim yoluyla ve bilincin gelişmesiyle paralel olarak çocukluktan itibaren alışkanlıklara kattığımız bir olgudur. Nasıl ki doğa bize rağmen bize verilmişse ya da kendimizi doğa içinde buluyorsak, […]
22 Ekim 2016

Tasavvuf

Soru: Tasavvufun günümüzdeki işlevi nedir? Metin Bobaroğlu: Tasavvuf, iman, ümit, sevgi ve Allah’ın rızasını kazanmak üzerine kurulmuş bireysel bir dini deneyim olduğu için, onun işlevi evrenseldir, herhangi bir zamanla sınırlı değildir diye düşünüyorum. Kanaatime göre, günümüzde tasavvufa daha çok gereksinim vardır. Çünkü günümüz modernizminin önderlik ettiği insan, “güç” ve “egemenlik” peşindedir. Doğayı ve insanı sömürmek günümüzde yaşam biçimi olarak kabul görmektedir. Felsefe ve bilim yalnızca teknolojinin emrine verilmiştir. Oysa bilim […]
14 Eylül 2016

Felsefe

Platon’dan günümüze insanı felsefe yapmaya yönelten şey, onun kendisini bir aradurum içerisinde görmüş olmasıdır. İnsan kendisini çevreleyen doğa ile kendisini aşan sonsuzluk (Tanrı) arasında kalmıştır. İnsanın bu arada kalmışlığı, Platon ve Aristoteles’ten beri hep bir şaşkınlık ve merak konusu olmuştur. Bu merak, nesne, olgu, olay ve evren bilmecesi karşısında olduğu kadar, insanın kendi iç dünyası için de duyulmuştur. Felsefe tarihini oluşturan olumlu olumsuz tüm çözüm denemeleri, hep bu arada kalmışlığı […]
7 Ağustos 2016

Rab Korkusu, Rab Sevgisi ve Tanrının Vaadi Üzerine

Soru: İslâm’daki Esma kavramı Batı’da Jung’un arketipleri ve Grek’deki Tanrı ve Tanrıçalar gibi görülüyor. Hıristiyanlıktaki tecelliler de çok etkin. Metin Bobaroğlu: burada tecelli yönünden bakıyoruz yani Tanrı’nın tecelli etmesi epifani, hiyerofani, teofani dedikleri. Bir zuhur var, bir tecelli var biliyorsunuz. Doğa zuhur kaydındadır, bir nev’i ontoloji ama epistemoloji tecelli kaydıdır. Tecellide daha çok epistem, bilgi irfan bilgisine doğru gidiş var. O zaman zuhurun olduğu yerde tecelliden söz edeceğiz. Antik Yunan tanrılarına, […]