Gülşen Geniş

18 Kasım 2016

Tasavvufî Söylemin Apophatic Karakteri: Söylenemeyenin Söylemi

Herhangi bir duyguyu hiç tecrübe etmemiş birine, o duygunun içinde barındırdığı keyfiyet ve değeri açıklamak mümkün değildir. Sözgelimi bir senfoninin ya da klasik müzik şaheserinin gerçek değerini idrak edebilmek için iyi bir müzik kulağına sahip olmak gerekir. Ya da âşığın ifadelerini hakikatiyle anlamak için bizzat âşık olmak gerekir. İyi bir müzik kulağına ve aşkı bizzat tadan bir kalbe sahip olmadan, bir müzisyeni ya da bir âşığı doğru bir şekilde yorumlayamayız. […]
18 Kasım 2016

Filmlerle İletişim ve Yabancılaşma

*Serdar Öztürk’ün İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi 2013/1 sayısında yayımlanan yazısından alıntılayan: Gülşen Geniş   Yabancılaşma Kavramı: Yabancılaşma ilk defa Hegel tarafından kullanılmıştır. Hegel, “Her gerçeklik biçiminin özünde ayrılık ve uzaklaşma vardır,” (Pappenheim, 2002: 74) derken konuyu daha çok idealist düzlemde açıklamıştır. Kavramı Hegel’den almasına karşın dönüşüme uğratan Marx ise, Felsefe İncelemeleri’nde yabancılaşmaya ayrı bir bölüm ayırmış ve yabancılaşmayı analiz etmiştir. Bu analize göre yabancılaşmanın birkaç boyutu vardır (Marx & Engels, 2009: 27-28; 49-61; […]
9 Kasım 2016

Felsefecilerimiz

Türk Dil Devrimi ile beraber Türk Dili’nin yeniden dirilmesine, arınmasına, gelişmesine ve derinleşmesine katkıda bulunan birçok düşünürümüzle birlikte burada sadece birkaç tanesine yer verebildiğimiz felsefecilerimizin özgeçmişlerini, felsefenin çeşitli alanlarında yaptıkları çalışmaları ve günümüz felsefesine ışık tutan eserlerini kısaca sergilemeye çalıştık. Dilimize ve düşünce dünyamıza bulundukları çok değerli katkılarının yanında eksik ve kusurlu kalan bu çalışmamızdan dolayı, öncelikle, burada yer vermeye çalıştığımız ve yer veremediğimiz tüm düşünürlerimizden özür diliyoruz ve bu […]
9 Kasım 2016

Gazi’nin Dilinden Harf ve Dil Devrimi*

Harf devriminin gerekliliği Her şeyden evvel, her gelişmenin ilk yapı taşı olan soruna değinmek isterim. Her araçtan evvel, büyük Türk milletine kolay bir okuma yazma anahtarı vermek gerekir. Büyük Türk milleti bilgisizlikten, az emekle kısa yoldan, ancak kendi güzel ve soylu diline kolay uyan böyle bir araç ile sıyrılabilir. Bu okuma yazma anahtarı, ancak Latin esasından alınan Türk alfabesidir. Basit bir deneyim, Latin esasından Türk harflerinin, Türk diline ne kadar […]
20 Eylül 2016

Süreçte Olmak

İnsanın kendine yabancılaşmasını kendine uzaklaşması olarak da algılayabiliriz. İnsanın doğduğu andan itibaren olay ve olguların akışının doğrusal olması, onun kendinden, daha doğrusu geldiği yerden uzaklaştıran en temel neden olarak ortaya çıkar. Bu çıkarsama ile insanla kendisi arasındaki tek engel zamandır. Asr Sûresi 1. âyette geçtiği gibi “Ömrüne and olsun ki insan hüsrandadır(hasrettedir).”[1] Âyetin devamında “Ancak iman edip sâlih âmel işleyenler, Hakk’ı ve sabrı tavsiye edenler müstesna”[2] diyerek bu hasretten-ayrılıktan-uzaklıktan kurtuluşa […]