Gülgün Türkoğlu Pagy

10 Ocak 2020

İnsan Nerede?

İnsan Hakları söz konusu olduğunda sıkça atıf yapılan “Doğal Haklar”, içgüdüsel, itkisel bir alanın tanımını kapsar. Doğa alanı, tinsel olanın karşısında durur. Yalnızca bir beden varlığından (beşer) daha çoğunu imleyen İnsan, tinsel bir varlık olduğundan “Doğuştan Haklar”, doğmakla elde edilen haklardır, tinselliği de kapsarlar. Doğuştan haklar, evrenseldir. Buna göre: İnsan tümel bir kavramdır. İnsanın varolduğu her yerde uygulanılması beklenilen haklardır. Tanımını, bedeninden devşiren beşer’den, görünmez olana, İnsan’a, lâyık görülen “İnsan […]
14 Mart 2018

Düşüncem kaderim olur mu?

Eskiden, düşünce dünyasının tamamen soyut olduğunu zannederdik. Bırakın ürettiğimiz düşüncenin sorumluluğunu almayı, bir bedel ödemeden var olabildiğimiz tek alan olduğunu sanırdık düşünce yaşamının. Artık, her düşünmemizde bir kodlamayan RNA (Ribonükleik asit) üretildiğini, epigenetik mekanizmaların devreye girdiğini biliyoruz. Yani düşüncelerimiz, duygularımız bedenleniyor! Epigenetik alanında heyecan verici gelişmeler var. Beyin hücreleri olan nöronlar, diğer nöronlarla nöral ağlar meydana getirirler. Nöral ağlar, düşüncelerimiz ya da anılarımız etrafında oluşurlar. Yeni bir konu üzerinde düşünmek, […]
11 Şubat 2018

Aristotélēs’ten Atatürk’e…

Zamansız varlıktan, varlıksız zamana; oradan varoluşun zamanına; derken zaman-mekân-hareket üçlüsünün birbirinden bağımsız olmadığının gösterildiği günümüze dek zaman, İlkçağ filozoflarının da dâhil olduğu hararetli tartışma konularından birisidir. Aziz Augustinus’un “İtiraflar”ının, XI. Kitabı’nda ele alındığı biçimiyle zaman varlık ilişkisi, günümüzün zaman anlayışına öncül bir çalışma olarak görülebilir. İnsan algısından bağımsız bir zaman anlayışının olanaklılığını sorgulayan tanrıbilimci bu filozof, zamanı geçmiş, şimdi ve gelecek olarak ayırarak bilinçle olan ilişkisini ortaya koymuştur: Hatırlamayı geçmiş; […]
10 Aralık 2017

iTaksi Uygulaması Ve Soyutlama Yetisi

Sosyal medyada iTaksi uygulaması nedeni ile görüntülü ve sesli kayıt alınması gündeme oturdu. Yolculuk sırasında alınacak kayıtların bazı avantajlar sağlayacağı, özellikle güvenliği arttırıcı bir önlem olduğu ortada ancak özel hayatın gizliliği nedeni ile birçok kişi haklı olarak tedirgin. Bu uygulamaya geçen taksilerde yazılı bir uyarının olmaması tedirginliği artırıyor.[1] Şehirleşmeyi ve şehirlileşmeyi ancak kısmen başarabilmiş, bizimki gibi toplumlarda, özel hayatın gizliliği, yalnızca bazı kesimler tarafından, titizlikle korunması gereken bir alan olarak […]
1 Ekim 2017

Hepsi aynı takımdan: Yalnızlık, Ölüm, Dürüstlük ve Dostluk…

Her şeye katlanır da insan kendisine katlanamaz. Tanımadığı insanla baş başa kalır; kendisi ile kalamaz. Yalnızlık korkusu denmiştir bunun adına. Yalnızlık korkusu, değil hakkında tartışılması, cümlede geçmesinden bile rahatsızlık duyulan bir düşmandır. Bireyler arası ilişkilerde, değinilmeyerek gözetilen bir sözsüz hukuk içeriğidir. Yalnızlık, yaşamı etrafında örgütleyen güçlü duygulardan birisidir; çünkü, ölmeye yazgılıdır insan. Yalnızlık ölümü çağrıştırır. Hep kaçtığımız, yüzleşmeye hazır olmadığımız ve, ne hazindir ki, olacağından emin olduğumuz tek olay. Bu […]
1 Ekim 2017

Evrim Kuramı Bağlamında Ateist ya da Dindar Olmak

Evrim Kuramı’na, karşı çıkanlar onun yalnızca bir kuram olduğunu, olgusallık taşımadığını ileri sürerler. Evrim olgusunun yadsınamaz bir gerçeklik olmasını daha sonra ele almak üzere şimdilik bırakarak, kuramların alaycı bir dudak bükme ile geçiştirildiğine sıkça tanık olunduğuna işaret etmek gerek. Aslında bu tutum, doğal bilincin zorunlu bir tutumudur: Doğal bilinç, yalnızca duyu algılarına çarpan verileri, bilgiye dönüştürmek sûreti ile var olur: “Bu bardak vardır, çünkü ona dokunuyor ve onu görüyorum.” Oysa […]
30 Temmuz 2017

Bir Yapay Zekâ Olarak İnsan

Politik olarak, giderek kendi içine kapanan; neredeyse tamamı, yeniye ve yeniliğe uyum sağlamakta zorlanan bir dine ait; haftalık gündemi, bir Kuzey Avrupa ülkesinin bir yıllık gündemine yetecek denli yoğun bir ülkenin vatandaşları olarak, ve haklı olarak dünya gündemini izlemekte zorlanıyoruz. Bunlara ilâve olarak, yapay zekâ  ve Robot Teknolojileri (RT) konuları, ürünlerini sorgusuzca tüketebilme hakkımızdan olsa gerek, takip edilecekler listemizin belki de en son sıralarında yer alıyor. Kitap okuma oranlarının düşüklüğü […]
14 Mayıs 2017

Salome, Yudit ve Delila

Yazı yazmak için oturup yarım bırakanlardanım. Her oturuşumda iki davetsiz mÎsâfirim olur: Platon ve Aristoteles. Konuşmadan, beni esir alırlar. Platon olanaklı olduğu ölçüde soyut olanda kalmamı, İdeal olanı vurgulamamı önerir: “Veciz olanı, lakonik ifadeyi anlamayanla işin ne?” diye sorarak baskı kurar. Aristoteles ise tüm bağlantıları göstermemde, bir dizge oluşturmamda ısrar eder; analitik ve mükemmeliyetçi yanımı esir alır. Onları anlamaya çalışıyor olmamdan dolayı, beni böylesine teklifsizce ele geçirmeyi kendilerine hak görmelerine […]
13 Mart 2017

Fitneci Güzel

Fransız yazar Honoré de Balzac’ın Bilinmeyen Başyapıt isimli eseri sanatı kavramsal düzeyde ele alan, kapsamlı düşünme olanağı sunan bir kısa öyküdür. On dokuzuncu yüzyılda yazılmış olmasına karşın zamanına aşkın tinselliği okuyucuyu sarsıcı niteliktedir. Bugüne dek Cezanne, Matisse, Picasso gibi birçok ünlü sanatçının, Karl Marks’ın, sanat kuramcılarının ilgisini çeken bir başucu yapıtı olmuştur. Balzac’ın ve öykünün tinselliğinden derinden etkilenen Picasso’nun 1937 yılında olayın geçtiği adres olan Grands Augustins sokağında konumlandırılan aynı […]