Cemal Tufan Tezer

4 Ağustos 2017

Sezginin Metamüziği

DİL SORUNU YA DA SORUN DİLİ “Hayatta şımarık olmamayı; şımarmanın bile bir zamanı olduğunu göstergeleyen her yemi, brontozorlar gibi yutmuşluğum olmuştur. Ötesi, gelecekte, örtük bilinçaltı karmaşaları yaşamamak amacıyla, yapay alçakgönüllülük kisvesine bürünmemeyi öğrenerek kendimle baş başa kalmayı becermek de zamanımı epeyi çalmıştır.” Bu açılımın ışığında, şunu dile getiriyorum ki, bu tekinsiz derginin bu talihsiz sayısında, birinci hamur, bilmem kaç gram kâğıtlar arasında bu sefer ne aradığımı ben de bilmiyorum. Çünkü […]
2 Ağustos 2017

Sezginin Metamüziği

BİR SON ÇARE OLARAK UMARSIZLIK GÜZELLEMESİ (YA DA YİNE BİR BAŞKA DEYİŞLE AYMAZLIK, KIRILGANLIK VE ÖZELEŞTİRİYLE İLİŞKİLENDİRİLEBİLECEK YOL, YORDAM, YÖNTEM KAVRAMLAŞTIRMASI ÜZERİNE)   Bayanlar ve Baylar, Şu son birkaç on yılın içerisinde Türk dilinin, birinci anlamıyla kullanılan, yabancı kökenli sözcüklerinden birisi olan “cins” terimi, tematik bir değişim geçirerek bir alt kültür göstergesine dönüşmüş ve en edebe yakışır karşıtıyla “nev-i şahsına münhasır” ki, özüyle örülerek dokulanmış biçiminde algılanabilir neredeyse) anlamında kullanılır […]
2 Ağustos 2017

Sezginin Metamüziği

“Devingen davullar önünde çengi misali dengi dengimize tepindiydik.” Şöyle düşünmeli: Yukarıdaki söyleme kanat açıp ferah bulan sanat aşığı öğe arkadaş, apansızın aliterasyona tutsak düşmüştür. Saptamamızı sürdürüyoruz; iz’an ve merhamet kanallarımız harekete geçiyor, aliterasyon gerçeğinin “d”, “n” ve “g” harflerini içeren büyüsü nedeniyle heyecanlanıp, matbaacı kafasıyla sözcükleri dizip, far ışığında kala kalmış kırmızı bakışlı stabilize yol tavşanlarının durumu bu memlekette naciyeye kavuşacak mıdır diye sormak geliveriyor içimizden. Kendini Bilmezliğin Estetiği Bilinçli bilinçsiz on […]
1 Ağustos 2017

Sezginin Metamüziği

Şimdi, önce ciddi olalım; değirmi duygular ve özenle yüklü bir dergi, maralın bağrından masumca doğmuşçasına gözlerinizin önüne serilme konumunda, tıpkı tezgaha yeni oturtulmuş bir tekne omurgasının kendini hissettiren o bereket havası gibi… Zavallı yavru, merhaba omurga ve bunun yanı sıra hodri meydan sayın kem gözlü kurtlar sofrası. Neyse, iddiaya bakın hele, neymiş efendim: “Sezginin Metamüziği , metafizik bile değil. Adamın, “bir biçem, bir biçem, eğilem de suyundan içem!” diyesi geliveriyor. […]