Ayşe Acar

18 Kasım 2016

Beni Hatırlayınız!

Milliyetçilik ırkların üstünlüğüne dayalı, insanları bölüp parçalayan ilkel bir unsur mudur? Ya da insanları çağlar boyu “toplumsal anomiye” sürüklenmekten koruyan, tarihle bugün arasında köprü kurarak kimlik / varlık tanımlaması yapılmasını sağlayan evrensel bir unsur mudur? Latincede natio kavramı dilimizde iki kelime ile günlük kullanımda karşılığını bulmaktadır: Arapça bir kelime olan “millet” ve aynı anlamda Türkçe bir kelime olan “ulus”. Millet kelimesi Arapçada iki anlamda kullanılmaktadır: din topluluğu ve bir amaç […]
9 Kasım 2016

Güneş – Dil Teorisi

Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamının son yıllarında çalışma ve araştırmalarının merkezinde olan “Güneş-Dil Teorisi” geniş kitlelere ilk kez şu metinle duyurulmuştur: 1. “Etimoloji, morfoloji ve fonetik bakımından Türk Dili” hakkındaki şu notların ifade ettiği fikirler, 26 Eylül 1932 tarihinde toplanmış olan Birinci Dil Kurultayı’ndan beri geçen üç sene içinde, Türk Dili üzerinde ve bu münasebetle diğer dillerde yapılan tetkik ve araştırmalardan ve dille alakadar olan filozofi, psikoloji, sosyoloji bahislerinin gözden geçirilmesinden […]
6 Kasım 2016

Mustafa Kemal Atatürk

Gazi Paşa’nın aziz hatırasına… Özneler tüm yaşamlarını insanlık adına hayal kurmaya adarlar. Bu hayal Tanrı’ya aittir ve Tanrı’nın insan’a dokunmasının yegâne yoludur. Özne tümelin hayalini tikel olarak duyumsayan ve kendi karakterinde bunu hüviyet olarak açığa çıkaran kişidir. Toplumların tarih serüveninde yaşadıkları tüm deneyimler şuur düzeyine ancak bir özne yaratımı ile taşınabilir. Özne, toplumun niyet düzeyinde olan kimlik arayışının bedenlenmesi ve o toplumun kültür düzeyinden uygarlık düzeyine ulaşmasına olanak sağlayan bir […]
6 Kasım 2016

Bostanlar Nasıl Ziyan Olmaz?

Yaşlı bir teyze köyünden Erzurum’a gelince ezan sesini duymuş ve sormuş: “Bu ne bağirir?” Cevap vermişler: “Ezan ohinir.” “Mala davara zararı var mi?” “ Yoh.” “ Eyi eyi değmeyin ohusun,” demiş. Dinler arası diyalog üzerine düşünmeye başladığında insan, doğal olarak düşünme kapasitesini geniş tutmak zorunda kalıyor, çünkü konu neredeyse tüm dünya insanını ve onun tarih hikâyesini içermekte. Diyaloğun gerçekleşmesi için büyük projelerin ve büyük çabaların hayali dahi yorucu olabilir. Dünya […]
3 Kasım 2016

Fatıma-tüz Zehra

Tanrı kâinatı yarattığında, daha kara parçaları yokken, yer ve gök su iken, Kandilde bir Nur parladı. Bu nur’un içinde bir kadın gözüktü. Başında bir Taç, iki kulağında iki Küpe, belinde de bir Kemer vardı. Cebrail Nur içinde Kadın’ı görünce hayrete düştü. Hakk’a niyaz etti, kim olduğunu bilmek istedi. Hakk’dan bir nida geldi; dedi: “Ey Cibril, O, Cennetin Seyyidesi Fatıma-tüz Zehra’dır.” Cibril sual etti: “Ey Tanrım, ne kadar güzeldir.” Tanrı buyurdu: […]
27 Ekim 2016

Hüseyin…

10 Ekim 680 (Hicri 10 Muharrem 61) günü Hz. Hüseyin son hazırlıklarını yaptı ve Yezid’in ordusuna yaklaşarak onlara hitap etmek istedi. Ancak bu çok veciz konuşma gözleri dönmüş azgınlardan oluşan orduyu etkilemedi. Hz. Hüseyin atını sürerek iki ordu arasında bir yerde durdu ve Yezid’in ordusuna hitaben şöyle dedi: “Ey Kufe halkı, benim kim olduğumu ve sonra da vicdanınızın sesini dinleyiniz. Ben Peygamberin torunu değil miyim? Benim katlim size helâl olur […]
25 Ekim 2016

'Sevdiğim…' Âşık Yusuf Kemter Dede…

İnsan var olduğu o günden bu yana kendini anlamak, anlamlı kılmak için kim bilir ne çok serüven yaşadı… Her bir bireyde yeniden yazılan ve bir diğerine benzemeyen serüven… serüvenler… Belki savaşlar çıkardı kendini anlamak için, yasalar yazdı, sayısız oyunlar keşfetti… Belki sorular sordu… Bazen vazgeçti sormaktan… Belki sustu… Susarak konuşmayı bazen resimle, bazen müzikle ve bazen kendi elleri ile inşa ettiği mabetlerle ifade etti… Ve bazen mabedin kendisi oldu…  ‘İnsanın […]
23 Ekim 2016

Televizyon Ekranlarında Sohbet: AŞURE

‘Binlerce yıllık inanç ve kültür birikimine kucak açan Anadolu, dünyanın dört bir yanından coşkulu bir edayla akan nehirlerin buluştuğu bir ‘Vadi’, ya da devasa bir ‘Aşure Kazanı’dır. İçerisinde her biri ayrı bir değer ve lezzet taşıyan taneler, sentez olmadan, hiç biri diğerine öğütülmeden, Halil İbrahim Sofrasında yan yana bağdaş kurar gibi bir araya gelirler.’            ‘Kadim bilge öğretilerinin kavşak noktası… Sentez olmadan, yan yana bağdaş kuran […]
22 Ekim 2016

Tahtacı Alevilerinde Yaşamın Kendisi Olan 'Ritüel'…

Binlerce yıllık serüvene sahip bir geleneğin günlük yaşamı kapladığı ve bugün hâlâ dimdik ayakta durduğu, Tahtacı Alevi köylerinde gözlemlenebilen bir gerçektir. Balıkesir’in Zeytinli Beldesine bağlı Mehmetalan Köyünde ekmeğini ağaçtan çıkaran, ağacı kesmeden önce ondan özür dileyip rızalık isteyen Tahtacılar’ın günlük yaşamlarında pek çok ritüel bulunmaktadır. Esasında yaşamlarının tamamı bir ritüeldir demek daha doğru bir ifade olacaktır. Mehmetalan köyü Dedelerinden Emir Saltuksoy yaşayan geleneğe ait bazı örnekleri gazetemizle şöyle paylaştı: “Köyde […]