Aykut Yazgan

5 Şubat 2017

Kaygı

… böylece, düşünceye bir sınır çizmek, ya da, daha çok – düşünmeye değil, düşüncelerin dile getirilişine… … sınır, öyleyse, yalnızca dilin içinde çizilebilecektir… ve sınırın ötesinde kalan da, düpedüz saçma olacaktır. ludwig wittgenstein EMOJİ meleketimden insan manzaraları’nın bir yerlerinde, şaşıran ahçı mahmut, “bitti mi?”diye sorunca, mustafa: “hayır bu daha başı” diye cevap verir… mahmut: “peşrev gibi bir şey öyleysem”der… işte bu yazının girizgâhı da ister istemez öyle bir şey olacak… […]
23 Kasım 2016

konumuz sınır…

spinoza mesela… tanımlamak, sınırlamaktır demiş… bir çiçeğin kırmızı olduğunu söylerken onu bütün öteki renklere karşı sınırlarız, demiş… bi çiçeğin başka bi renk olmadığını söylediğimiz zaman da, olumsuzluyoruz; dolaysıyla sınırlıyoruz… ve özetle ekilmiş: her varlık, bir sınırlılık’la belirlenmiştir… mutlaka doğrudur… zira karşı çıkmaya kalkışırsanız usta size bir ‘methiye’(!) bile düzebilir… yakın zamanın ustalarından kant ise: bilgiye bir sınır çeker ve bu sınırın ötesini hiç bilmediğimizi ve asla bilemeyeceğimizi söylermiş… öyle diyor… […]
20 Kasım 2016

Peki, Biz Bu Soruları Neden Sormuyoruz?

Bültende yazılan her yazı bence mutlaka bir tartışmaya, bir eleştiriye, bir sohbete ya da bir fikir teatisine açık olmalı. Kimi zaman yazdığım ve herkesin okuması için gönderdiğim yazılarım; bu karşılıklı sohbetlerin ve “Hâlbuki bence…”lerin eksikliğinden dolayı beni son derecede rahatsız etmiştir. Bu girizgâhı, Düşünüyorum bültenin 70. sayısında yayımlanan sayın Prof. Dr. İsmail Güleç’in kaleme aldığı “Hz. İbrahim zalim olabilir mi?” başlıklı yazı hakkında bir iki şey söyleyebilmek için yaptım. Bunun […]
27 Ekim 2016

Melankoli

resimde dürer’in “melencoliah” isimli bakır oyma-baskısında, yukarıda sağda, çanın hemen altında, ressamın oraya belli bir amaçla koyduğu 16 rakamlı sihirli karede, dört sayının toplamıyla 34 rakamının elde edilebilmesi söz konusudur. belli dört sayı çizgilerle birbirlerine bağlandıklarında belli “çizgi desenleri” ortaya çıkmaktadır, her ortaya çıkan “çizgi desenine” koşut olarak da 34 toplamını veren karşıt “çizgi deseni” oluşmaktadır (ayna). her iki “çizgi deseninin” toplamı ise daima “68”i vermektedir, yani 2 kere 34; […]
26 Ekim 2016

Boş Kaplar

bayılıyorum boş kutulara. raf üstlerinde, kitap aralarında, çekmecelerde, büfelerde, masalarda. başucumdaki ceviz. kavi, sağlam… açınca kapağını, güzel, pırıl pırıl vernikli iki bölme. sol taraftakinde unutulmuş beyaz bir gömlek düğmesi. sağ tarafta ne idüğü belirsiz ıvır zıvır… oturma odasında, hoparlörün üstünde elimin yarısı kadar şeffaf (herhalde plastik falan…) kapağı korsan sandıkları-vâri bombeli, üstünde gümüş taklidi kasımpatı süslemeleri olan boş bir kutu. galiba bir hediye fuarından falan almıştık. pencere içinde aşağılardan (antalya […]
20 Eylül 2016

Hiçbir Şey

ilk önceleri kıtada yaşayan halka köpek muamelesi yaptılar.. sürüler halinde kırbaçlayarak, döverek ellerini ayaklarını zincirlere vurup gemilerle uzak ülkelere götürüp mal gibi sattılar..   sonra yetmedi.. almanı, belçikalısı, hollandalısı, fransızı, italyanı, ingilizi, bir zaman önce insanlarını esir ettikleri yerlere gidip bu sefer kene gibi yapıştılar o yerlere.. yerleştiler.. kene gibi.. ve bit gibi, sülük gibi kanlarını emdiler.. topraklarını istila ettiler.. toprağın, kıtanın verebileceği bütün zenginlikleri aldılar.. ve karşılığında eziyet, kötü […]