Adnan Özer

3 Ağustos 2017

Darb-ı Mesel

Hıra’dayım, kanatlarım kısa; bakıyorum Muhammed’in göğsünü çaprazlayan kollara. Okur içlenirim, budur mealim. Yüzümü ellerinde avuturken yoksulların rabbi, çulluk avlamaya çıkarsınız İstanbul insanları; çağdaş ve gözü karasınız, alkış size! Bağdaş kurun anlatayım: Şiir değil, darb-ı meseldir bu! Duygulu bir portakaldan yaratıldım ben, bu övünçle kollarım yüzümü. Ergen oldum, sertleşti kanatlarım bir yalancıbülbül misali. Azarlandı gençliğim düzmece bir uygarlıkla örtülü toprağın gözü önünde. Güneşin dizlerine kapanıp ağladım. Kulaklarımdan fışkırdı acım.