Tanrının Çocukları “Dokunulmazlar”

Sayı 47 - Nisan 2014

Gücü ve ulaşılamazlığı çağrıştıran ‘’Dokunulmaz’’ kelimesi, Hindistan’da var olan  kast sistemine göre,  değeri olmayan ve dokunulduğunda kirlenildiğine inanılan bir insan gurubunu tanımlamaktadır. Yüksek bilinç ve  hoşgörü felsefesine sahip Hindistan’da, Hindu Kutsal metinleri olan  Vedalar’da rastlanılmayan bir türde olan bu ayrımcı görüşün nasıl ortaya çıktığı çok net bilinmemekle birlikte,  kast  kelimesinin anlamı araştırıldığında bazı fikirler oluşmaktadır.

İngilizlerin 1610 yıllarında kullanmaya başladığı “Caste” kelimesi, Portekizceden gelir. Casta  “cins, ırk, kast”; casta raça ise ‘’karıştırılmamış ırk’’ anlamına gelmektedir. Latince’de Castus “saf ırk” anlamındadır.  İngilizlerin 18. yüzyılda  Hindistan’a gelmesi ile geleneksel “Varna” (kast) sisteminin farklı bir anlayışta kullanılmaya başladığı tahmin edilmektedir.

Manusmriti “Manu kanunları metinlerinde” (MÖ. 200 ve MS. 200) Varna (kast) sistemi ile ilgili kurallar yazılmıştır. Hinduizme göre Dharma öğretisi ile kast sistemi arasında bir bağlantı kurulur. Bir Kshatriya’nın (askerler, krallar, prensler sınıfı) görevi topluma önderlik etmek ve onu korumaktır.  Brahmanlar’ın görevi ise kutsal yazıları öğrenmek ve öğretmektir. Kısacası insanların uyumlu ve bir düzen içinde var olabilmesi, birbirlerine destek olabilmesi için çeşitli görevler oluşturulmuştur.

Hinduizm inançlarında ilk erkek “Manu” ile ilk kadın “Şatarupa” Adem ile Havva’nın biçimleridir.

Manu’nun başından  din adamları sınıfı, ellerinden krallarla savaşçılar sınıfı, kalça ve bacaklarından tarımcılar, zanaatçılar, tacirler sınıfı, ayaklarından işçi sınıfının türediği metaforik olarak anlatılır.

Kast sisteminin Sanskrit dilinde kelime karşılığı olan Varna şekil, form, dış görünüm, karakter, yarış, çeşit, renkler gibi bir çok anlam içerir.  Bazı kaynaklara göre Varna ile insanların deri renklerinin ayrımı yapılır. Deri renkleri açık olanlar kast sisteminde daha üst sıralarda yer alırken deri rengi koyu olanların daha aşağı seviyede yer aldığı düşünülür. Oysa Varna sistemi ile devlet yönetimi ve organlarından bahsedildiği anlaşılabilir.

Varna”  dört seviyeden  oluşur ve bunların kendi içlerinde farklı gruplara ayrılması ile “Jatiler” meydana gelir.

Brahmanlar: En üst seviyededir;  rahipler, kutsal veda metinlerini yorumlayan ve öğretenler.

Kshatriyalar: Halkı korumakla görevli olan askerler, prensler ve üst düzey memurlardan oluşur.

Vaişyalar: Tüccarlar, toprak sahipleri ve çiftçilerdir. Ticaret ve üretimden sorumludur.

Şudralar: İşçiler

Bunların dışında kast sistemine dahil edilmeyen “Dokunulmazlar” vardır. İnsanlığın en aşağı tabakasında yer aldığı ve hiçbir hakları olmadığı söylenen  gruplar olan Parya ya da Harijan’lardır (Manusmriti’de bu gruptan bahsedilmez). Harijan kelimesi, Tanrının çocukları ya da (tanrı) Vishnu doğumlu anlamına gelir.

Kast sistemine ilk karşı gelen, adalet bakanı  Ambedkar,  “Neobudizm” hareketini başlatmıştır.

Mahatma Gandhi (yüce ruh) Hinduizm’de kara bir leke olan sınıf ayrımını kaldırıp bu lekeyi temizleyebilmek  adına  büyük mücadeleler vermiştir.

Mohandas Gandhi  2 Ekim 1869 tarihinde doğdu.  Vaişyalar’dan  “Bania” kastına  aitti . Utangaç bir çocuktu, 13 yaşında Kasturbai ile evlendi, daha sonra Londra’daki “University College’da” hukuk okudu ve avukat oldu. Bir İngiliz firması için çalışmak üzere Güney Afrika’ya gitti. Güney Afrika’da seyahat ederken, birinci sınıf bileti olduğu halde, koyu renk teni nedeniyle o koltuğa oturmasına izin verilmemesi kendi ülkesi Hindistanda’da yaşanılan bu ayrımcı düzenin değişmesi düşüncesini güçlendirdi. Protesto dönemlerinde kavga değil, barış yolunu izledi. Hedeflerine ulaşabilmek için pasif direnişlerde bulundu. Satyagraha (sebat)  kelimesi onun direncini açıklayan en güzel kelimedir. 

Hindu ve Müslüman dini grupların birliği, insanlardan “dokunulmaz” etiketinin kaldırılması, barınma ve iş güvencesi, İngiliz hükümetinden bağımsızlık istekleri için 21 gün açlık orucu tuttu. Mart 1930’da  uz vergisini protesto etmek için binlerce Hintli ile beraber 400 kilometre yürüdü. 6 Nisan 1930’da denize doğru başlayan ve 24 gün süren bu yürüyüş pasif direnişin en önemli bölümüdür. Bu eylemde  İngilizler 60.000’e yakın kişiyi tutuklamışlardır. 1931’de  Gandhi – Edward Irwin anlaşması imzalandı ve sivil mücadele hareketinin durdurulması karşılığında tutuklular serbest bırakıldı. Gandhi, Hindistan Ulusal Kongresi’nin tek Hintli temsilcisi olarak Londra’da yapılacak konferansa davet edildi.

Gandhi, Eylül 1932’de yaptığı 6 günlük oruç sonrasında hükümeti daha eşitlikçi uygulamalarda bulunmaya zorlamış ve Paryaların (Dokunulmazların) yaşam koşullarının iyileştirilmesi için yapılacak değişimin başlamasına sebep olmuştur.

Gandhi, 30 Ocak 1948 tarihinde genç bir Hindu’nun silahlı saldırısı ile 78 yaşında öldürüldü.

Başbakan Nehru, Gandhi’nin ölümünü; “ışık hayatımızdan gitti ve her yerde karanlık var” cümleleriyle halka duyurdu.


Kaynakça:
Anthony Giddens, Sosyoloji, Kırmızı Yayınları, İstanbul 2008

Manusmriti: The Laws of Manu, http://sanskritdocuments.org/all_pdf/manusmriti.pd…

Orhan Hançerlioğlu, Dünya İnançları Sözlüğü, Remzi kitabevi, Evrim matbaacılık, Eylül 1993

Harvey Day, Yoga Illustrated Dictionary, Kaye & Ward ltd. USA 1971

Heinrich Zimmer, Hint Felsefesi, Emre Matbaacılık, İstanbul 1992

http://www.wikipedia.org/

http://www.etymonline.com/