Reform Çağında Özgürlük*

27 Ekim 2016
Sayı 11 - Nisan 2011

(Ortaçağda kilisenin durumu şöyleydi:)

…kilise bir yandan suçluluk duygusunu kamçılarken, öte yandan da bütün çocuklarına yönelik koşulsuz sevgisi konusunda bireye güvence vermiş ve Tanrı tarafından bağışlandığı ve sevildiği inancını kazanma yolunu göstermiştir.

Sermayenin belirleyici bir önem kazanmış olması gerçeği, insanların ekonomik ve bu nedenle kişisel kaderini, kişi üstü bir gücün belirlediği anlamına geliyordu. Sermaye bir hizmetçi olmaktan çıkıp bir efendi durumuna geçti. Ayrı ve bağımsız bir canlılık kazanan sermaye, egemen bir ortağa, ekonomik düzeni, kendi kaçınılmaz şartlarına göre yönetme hakkını tanıdı.

Ancak yine kapitalizm bireyi özgürleştirmiştir. Kapitalizm, insanı anonimci sistemin katı yönetiminden kurtarmış; kendi ayakları üzerinde durmasına ve kendi şansını denemesine izin vermiştir. İnsan kendi kaderinin efendisi olmuştur; risk de kendinin, kazanç da kendisinindir. Bireysel çaba onu başarıya ve ekonomik bağımsızlığa götürebilirdi. Para insanın büyük eşitleyici durumuna gelmiş, doğumdan ve geçişsiz sınıftan daha güçlü olduğunu kanıtlamıştı.

Böylece birey, ekonomik ve siyasal bağların boyunduruğundan kurtulur. Ayrıca yeni sistem içinde olmak zorunda olduğu aktif ve bağımsız rol yoluyla olumlu bir özgürlük kazanır. Ama aynı anda ona bir zamanlar ait olma duygusu ve güvenlik veren bağlardan da kurtulur. Yaşam, merkezi insan olan kapalı bir dünyada yaşamaktan artık çıkmıştır; dünya sınırsız, aynı zamanda tehdit edici bir yapıya bürünmüştür. Kapalı bir dünyadaki sabit olan yerini kaybetmekle insan, yaşamının anlamına yönelik yanıtı da yitirir; sonuçsa kişinin kendi ve yaşam amacına ilişkin kuşkuyla dolmasıdır. Büyük insanüstü güçler, yani sermaye ve pazar onu tehdit etmektedir. Çevresindeki insanlarla, potansiyel bir rakip olan herkesle ilişkisi düşmanca ve yabancılaşmış duruma gelmiştir; kişi özgür yani tek başınadır, yalıtılmıştır, her açıdan tehdit edilmektedir.

…artık o, sınırsız ve ürkütücü bir dünyaya itilen bir yabancıdır. Yeni özgürlük mutlaka derin bir güvensizlik, kuşku, yalnızlık ve kaygı duygusuna yol açacaktır.

* Reform Çağında Özgürlük -Erich Fromm (Özgürlükten Kaçış’tan)