Osho Diyor ki:

25 Ocak 2017
Sayı 10 - Mart 2011

Hayatın kendi başına bir anlamı yok. Hayat bir anlam yaratma fırsatıdır. Anlamın keşfedilmesi değil, yaratılması gerekir. Anlamı, ancak onu yaratırsan bulursun.

Orada bir çalının arasında durmuyor. Yani sağına soluna bakınca, biraz arayınca bulamazsın. O bulunacak bir kaya gibi durmuyor. O, yaratılacak bir şiir, söylenecek bir şarkı, edilecek bir danstır. Anlam bir danstır; taş değil. Anlam müziktir. Onu ancak yaratırsan bulursun. Bunu unutma. Tanrı, bir nesne değil, bir yaratımdır. Onu ancak yaratanlar bulur. Bence anlamın keşfedilecek bir şey olmaması çok güzel. Aksi halde, insan onu keşfederdi ve sonra başkalarının keşfetmesine gerek kalmazdı.

* * *

Bütün toplum düzenimizin öğretisi, eğer tanınmıyorsak, bir hiç olduğumuz, değersiz olduğumuz üzerine kuruludur.

İş önemli değil, ama tanınmak önemli. Her şeyi mahveden de bu düşünce. Aslen iş önemli olmalı. Kendi içinde keyif olmalı. Tanınmak için değil, yaratıcı olmak için çalışmalısın. İşi her şeyden bağımsız olarak sevmelisin. Asıl bakış açısı bu olmalı. Eğer seviyorsan çalışırsın. Tanınmayı talep etme.

Eğer olursa, nazlanmadan kabul et. Eğer gelmezse, bunu düşünme bile. Senin tatminin işin kendisi olmalı.

Eğer herkes işini sevmeyi öğrenirse, işi ne olursa olsun, fark edilmeyi düşünmeden, keyifle çalışabilirse, çok daha güzel ve şenlikli bir dünyaya sahip oluruz.

Şu andaki durumda, dünya seni mutsuz bir döngünün içinde kapana kıstırmıştır. Yaptığın işi sevdiğin için değil, mükemmel yaptığın için değil, sadece dünya tanısın, ödüllendirsin ve altın madalyalar, Nobel ödülleri versin diye yapıyorsun. Yaratıcılığın kendi içindeki değerini ortadan kaldırarak, milyonlarca insanı yok ettiler. Çünkü milyonlarca insana Nobel ödülü veremezsin. Herkesin içinde bir tanınma arzusu yarattığın için, artık kimse huzur içinde, sessizce, keyif alarak çalışamıyor.

Hayat küçük şeylerden ibarettir ve bu küçük şeyler için ödül, şeref nişanı ya da fahri doktora verilmez.

* * *

Bu ‘olma’ çabası bir duvar oluşturuyor. Çünkü sen zaten varlığını içinde taşıyorsun. Herhangi bir şey olmak zorunda değilsin. Sadece kim olduğunu anla yeter. Hepsi bu.

Sadece içindeki gizli kimliğin farkına var.

* * *

Tapınak inşa etmeye dair evrensel dürtü insana mahsustur. Hayvanlar kendilerine sığınak, kuşlar da yuva yaparlar ama tapınak yapmazlar. İnsanı hayvandan ayıran en belirgin özelliklerden biri de insanın tüm diğer hayvanlardan farklı olarak tapınak yapan bir tür olmasıdır.