Muhiddin İhya Efendi'den…

Sayı 17 - Ekim 2011

 

İhya bağının hem sümbülü hem bülbülü olan yavrularım!

               

Şeyhülekber Kaddesallah ordusundan levendiz Ehlitevhid ummanından bir bendiz.

Ben yok, sen var Ya Rabbi!

Benim varlığım, senin varlığının şahididir.

Beni sevip de halk eden Rabbim

Beni bana müstakil

Beni bende serbest bırakan Rabbim

Sana kendimin hayrat olduğunu ilân ederim.

Beni benden al!

Beni sen eyle!

Rabbim Rabbim benim Rabbim

Sen nerede ben orada

Kalıpta insan olduğumuz gibi ruhta da insan olalım.

Hiçbir zaman insanlık programının dışına çıkmayalım.

Mahlûkata, merhamet ve

muhabbet nazarıyla bak.

Âdem isen hizmet lâzım.

Derviş isen sabır lâzım

Âşık isen mehtap lâzım

Kâmil isen sûkut lâzım.

Ruhumu aldı da eyledi pâk

Nikâbım açtı da gördüm Hak

Bu devran hem döner hem döndürür

Dönende duranı görmekmiş hüner

Uyuduğun uykudan uyan

Kalıpta uyandığın gibi ruhta da uyan

Kalıp gözü halkı görür

Kalp gözü Hakkı

Endam aynasına nazar eyle

Gör kendinde Hakkı

Feyzan-ı hayrana dal

Hayat bir hatıradır

Ziyaret fani

Muhabbet bâki

Kendimizi vakfeyledik

Asla çekmedik sürûr-u gâm

Kendi nâm varımızı değil

Hakkın varlığını beyana geldik.

Zahiri rütbe insana firavunluk neşesi verir

Et tevhid bul felâh

La ilahe illallah

Ne denlü padişah olsan

Felekten kâm alır sanma

Biraz gün gösterir amma

Nihayet eyler akşamı.

İhya yolu, muhabbet yoludur.

Kaynakça:

Metin Bobaroğlu, Dinle Ney’den Tasavvuf Sohbetleri I, Ayna Yayınevi