Mitos Üzerine

25 Ekim 2016

Mitoloji, mitlerin öznelerini tanrılar, yarı tanrılar ve kahramanlar olarak aktarır. Konusu da tanrıların doğumu (teogoni), evrenin doğumu (kozmogoni), insanın oluşumu (antropogoni) ve tüm bunların geleceğidir (eskatoloji). 

Yaygın olan mitlerden Yunan miti, İ.Ö. 750–700 yılları arasında yaşayan Homeros tarafından söylenmiştir. Homeros’a yapılan ilk eleştirilerin doğa filozoflarından (İ.Ö. 624–528) geldiği yazılır. İkincil eleştiriler de Platon tarafından (İ.Ö. 427–347) tarafından yapılmıştır. Anlaşılan odur ki, yapılan eleştiriler mitleri dile getiren ozanlara ve onların eserlerine değil, kaleme alınmış ve dondurulmuş metinlere yöneliktir. Oysaki söylenen ya da duyulan söz anlamına gelen ‘mitos’u, belli bir ölçüye ve düzene göre söyleyen ve insana tanrı armağanı olan ‘epos’tan ayrı düşünmek mümkün değildir. Mitos, şimdi ve burada söylenen sözün yani epos’un içeriğidir. Epos’u dile getiren ozanlar sürekli mitos’u işlerler ve ne kadar ozan varsa, o kadar ayrı yorum vardır. 

Bu itirazları karşılayanlar mitlerin altında yatan bâtıni (huponoia) bir anlam olduğunu savundular. Platon sonrası dönemde, özellikle Stoa Okulu, felsefe ile ozanlar arasındaki uzlaşmayı sağlayan bu gizli anlamı sökecek bir alegori olduğunu ifade etti. 

Huponoia (bâtıni), bir şeyin temelinde yatan hakiki anlam olarak tanımlanmaktadır. Bu kavramla ilgili araştırma yaparken Antik Yunan Terimleri Sözlüğü üç kavrama gönderme yapmaktadır: Nous, Noesis ve Noeton. 

Noesis, Nous’un işleyişi ve düşünme anlamına gelir.

Homeros’ta Noesis, Nous diye adlandırılan organla ayırt edilir. Noesis bir şeyin ya da şeylerin salt algılanması,  yani duyum ile duyu verilerinin ötesine geçen, daha az elle tutulup gözle görülen şeyleri, benzerlikleri ya da farklılıkları ayırt eder. 

Noesis’in konusu Noeton, yani akledilebilir (makul) olanlardır. Böylece Homeros’un mitlerinin insanın aşkın doğasından hareketle ifade edildiğini söyleyebiliriz. Ve bu hareket noktası insan var oldukça devam edecektir. 

Mademki hem olgusundan hareketle, hem de tarihsel olarak baktığımızda mitler bizzat insana yöneliktir ve diridirler, o halde şimdi bunları anlatan ozanlar nerededir? Bunların dinleyicileri kimlerdir? 

Bu sorunun cevabını yine mitolojinin konusunda buluyorum. Konusu tanrıların, evrenin ve insanın doğumu ile bunların geleceği olan mitler, bireyde “Ben kimim, nereden geliyorum ve nereye gideceğim?” sorusunu soranlara anlatılır. O kişinin ozanı da ona bu sorularının cevabını verendir. 

Kaynakça:

1. Orhan Hançerlioğlu – Felsefe Ansiklopedisi

2. Azra Erhat – Mitoloji Sözlüğü

3. Francie E. Peters – Antik Yunan Felsefesi Terimleri Sözlüğü

4. www.ideayayinevi.com