Kâmile Bayramı Sorduk…

27 Ekim 2016
Sayı 16 - Eylül 2011

Bayram, “özel olarak kutlanan gün” olarak tanımlanır. Peki ya kadim bilgelikte, âşıklık geleneğinde ne denir bayram için? Ne zaman bayram olur? Hangi gün bayramdır?


Âşıklık geleneğinin günümüzdeki temsilcilerinden Erzincanlı Âşık Yusuf Kemter Dede’ye orucu, arifeyi, bayramı sorduk…

İnsan ebedi oruç olmalı. Eline oruç olmalı, diline oruç olmalı, gözüne oruç olmalı, beline oruç olmalı. Oruç tutan, hakiki varlık olan, yalan söylemez, haram yemez, zina yapmaz, kimsenin hakkına hukukuna tecavüz etmez; doğru oturur doğru kalkar, doğru yürür, dost gönlünü incitmez. Oruç budur. Esas oruç budur. Eline sahip ol, diline sahip ol, özüne sahip ol, izine sahip ol, gözüne sahip ol. Adam oruç tutuyor yalan söylüyor; oruç tutuyor zina yapıyor; oruç tutuyor haram yiyor. Bu nasıl oruçtur? Mümin olan kötü hallere oruç tutar. Esas oruç budur. Daima insan oruç olmalı: Yalan söylemeye oruç olmalı, haram yemeye oruç olmalı, başkasına fena gözle bakmaya oruç olmalı. Eline, diline, beline sahip olan, oruç budur.

Dost dosta kavuştuğu zaman bayram olur, seyran olur ol demde. Esas bayram dost dosta kavuştuğunda bayramdır: Muhabbetin aşinasıdır, muhabbetin gıdasıdır, ruhun gıdasıdır; bayram budur. Her gün mümin için bayramdır. Mümin, bedenine sahip olursa; eline, diline, beline, özüne, sözüne, gözüne, kendine sahip olursa, her an bayramdır. Şimdi konuşmamız, kavuşmamız bize bir bayramdır. Esas bayram budur. Dost dosta kavuştuğu zaman bayram olur, seyran olur ol demde.

Bir mümin binayı mazbut ve mamur ve temiz tutmazsa onun ne bayramdan haberi olur, ne seyrandan haberi olur, ne muhabbetten haberi olur, ne özünden haberi olur. Kendini mazbut ve mamur tut.

Cennetin içinde bir ağaç durur,

Günde 7 defa yeşerir, kurur.
Mümin kullarına meyvesini verir,

O güzel dalını seyran eyledim.

Bu ağaç bir müminin kalbindedir. Meyvesi nedir? Muhabbettir, kelamdır, kavuşmaktır, erişmektir. Cemal cemala, gönül gönüle, didar didara… bayram budur. Dost dostuna kavuştu mu bayram eder, seyran eder.

Ârif, kelamın aşinasıdır. Sadık olan bayram eder. Ârif olmuş da sadık olmamış; illa sadık olacaksın. Sadık, kâmil olur. Ârif olmuş ama kâmil olmamış. Sadık olan, diline sahip oluyor, eline sahip oluyor, beline sahip oluyor, özüne sahip oluyor, izine sahip oluyor, kendine sahip oluyor; sadık budur. Onda leke bulunmaz; onda ne yalan bulunur, ne zina bulunur, ne haram bulunur. Elif gibi doğru oturur, doğru kalkar, dost gönlünü incitmez.

Müminler ruhen birbirlerini severler, nefsen değil. Onunçün diyor:

Nefsine uyup yolundan çıkma,
Bağlanır yolların, şaşarsın bir gün,
Vesvese hannası kalbine koyma,
Ecel çengeline düşersin bir gün.
Arılara bakıp ibret alsana,

Her çiçeğin hamını hasını bilsene,
İkilikten geçip biri bulsana,

Birlikte gezmezsen şaşarsın bir gün.
Can gözün görmez, edersin inat,
Sureti güzeli seversin gayet,

Nefsine kul olana yoktur hidayet,
İmandan gümana düşersin bir gün.
İmanla güman bir kapta durmaz,
Nefsine uyan münkir didar göremez,

İkrar, iman, razı kandadır sormaz,
Dar kapta kaynama taşarsın bir gün.

Hayır da sende, şer de sende. Yani Cenâb-ı Hak bütün varlığını sende cilalamış, sende mevcut etmiş. Akıl, fikir, mantık, her şey sende mevcuttur. Sen bu kuvvete, kudrete sahip olursan, işte bedenini kurtardın, ruhunu kurtardın. Kurtaran bayram ediyor. Kurtarmayan da dalalet içinde azap görüyor.

Nar da bizde, nur da bizde. Cennette nur yoktur, herkes nurunu beraber götürür. Cehennemde nar yoktur, herkes narını beraber götürür. Senin nurun olmazsa cennet kapısını bulamazsın. Dost dostuna kavuştu mu bayram da orda, seyran da orda, muhabbet de orda, Hakk da orda. Muhabbete doyulmaz. Muhabbet ruhu gıdalandırır. Ruhun gıdası muhabbettir. Muhabbet öyle bir şeydir ki ne gecesi var ne gündüzü var; doyulmaz, kanılmaz. Muhabbet oldukça ruh cilalanıyor, ruh gıda alıyor. Tatlılardan tatlı nedir? Dil ile muhabbettir. Acılardan acı nedir? Yine dildir. İnsanları birbirine kavuşturan nedir? Sevgi ve muhabbettir.

Muhibbi hanedan olayım dersen,
Muhabbet ile Hakka gidermiş kardeş,
(…)
Burda gördüm diyen cemallullahı,
Muhabbet Hakk ile eder her gahı,
Hakkın sırrını kimse bilmez,
Billahi bir olup birlikte bitermiş kardeş.

Allah’ın varlığı birliğin içindedir. Bu birlik neyle olur? Doğrulukla olur, sevgiyle olur, saygıyla olur, muhabbetle olur. Bedene sahip, ahdına sadık olacaksın. Ruhunu kurtarmak için nefsin zulmünden kurtulacaksın. Nefsin kalelerini yeneceksin. Nefs-i Emmare var ya, onun kalelerini yıkacaksın.

(…)
Müminler yanından gelip geçersin,
Muhabbet edenlerden niçin kaçarsın?
Burda ne ekersen onu biçersin,
O amel tarlasını sürebildin mi?

İnsanın görevi birbirine hizmet etmek, birbirine sevgi saygı göstermektir. İnsanın varlığı budur. İnsanlar birbirine sevgiyle, saygıyla, hüsniyetle, hizmetle Hakk’a vasıl olur.

Mümin müminin aynasıdır, mümin müminin kıblesidir, mümin müminin kabesidir. Müminler birbirlerinden ilhamlaşır, birbirlerinden ilham alır, birbirinde noksanlarını tekamül eder, birbirlerinde kötü hallerini terk eder. Sen bilmediğini benden öğrenirsin, ben bilmediğimi senden öğrenirim, senle ben yok oluruz, Allah’ın kuvveti, kudreti var olur. Dost dostun aynasıdır, dost dostun kıblesidir, dost dostun hayatıdır.