Sayı 70 - Eylül-Ekim 2016

İmam Cafer-i Sadık (699-765), Hz Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin’in oğlu olan Hz. Zeynel Abidin’in torunudur. 12 imam sıralamasında kendisinden önceki soy sıralaması şöyledir; İmam Muhammed Bakır (babası), İmam Zeynel Abidin (dedesi), İmam Hü- seyin (büyük dedesi), İmam Hasan (büyük dedesinin abisi), İmam Ali (büyük dedesinin babası).

Alevîler arasında genel ifade olarak “Buyruk” ismi ile geçen bu eserdeki sözlerin 5. İmam, İmam Cafer-i Sadık’a ait olduğuna inanılmaktadır. “Buyruk” eserinin başlangıcında “tüm sözlerin İmam Cafer’e ait olduğu, sözlerin açık ve kesin olduğu” belirtilir. İmam Cafer-i Sadık’a ait olduğu belirtilen on beş eserden günümüze yalnızca “Buyruk” taşınabilmiştir.

Alevî yaşam biçimi ve olmazsa olmaz ilkelerini akıcı bir dille anlatan eser Alevîlik yolunda ilerlemek isteyen bir talibin temel çalışma eserleri arasında yer alır. Buyruk, çağlar boyunca el yazmaları ile korunup bugüne gelmiştir. El yazmalarının pek çok örneği günümüze kadar ulaşabilmiştir. Yüzlerce yıl karanlıkta kalan ve belki de saklı tutulan bu kitap bir nev’i Alevî yolunun anayasasıdır.

Ülkemiz bilim çevrelerinde “Buyruk” tan ilk söz eden kişi Ord. Prof. Dr. Mehmet Fuat Köprülü olmuştur. Köprülü “Türk Edebiyatında ilk Mutasavvıflar” adlı eserinde kitabın asıl adının “Menâkıb-ı Evliyâ” olduğunu söyler. Buyruk üzerine çalışmalar yapan bir başka akademisyen ise Abdulbâkî Gölpınarlı Hoca’dır. Gölpınarlı’nın üzerinde çalıştığı Buyruk nüshası olarak bilinen nüshanın en korunaklı ve geniş nüsha olduğunu Prof. Fuat Köprülü “İmam Cafer-i Sadık Buyruğu” isimli eserinde belirtmektedir.

Gölpınarlı’nın üzerinde çalıştığı Buyruk Şah İsmail’in oğlu Şah Tahmasb zamanında (1576) yılında Bisâtî isminde bir yazıcının yazdığı “Menâkıb-ül Behcet-ül Ahrâr” isimli kitabında yer alan Buyruk’tur. Gölpınarlı’nın çalıştığı nüsha dışında akademisyenlerin üzerinde çalıştığı en yaygın nüsha “İzmir Yazması” ismi ile tanınmaktadır.

Buyruk genel başlıklarıyla şu konuları içermektedir:

1-Söylenceler: Kırklar Cemi, Peygamber ile Ali’nin musâhip olması, Mürşit, Zâkir, Mürit, Rıza, Sevgi, Kuşku, Uğru, Utanma, Secde gibi başlıkları kapsar.

2-Törenler: Musâhiplik, Âşinâ, Peşine, Oğlan İkrarı Alma, Kız İkrarı Alma, Ocak Kazdırma, Erkan’dan Geçme, Tarik, Ölmeden Önce Ölmek, 12 Hizmet başlıklarını taşımaktadır.

3-İlkeler: Tarikatın Farzları, Dört Kapı, Kırk Makam, Üç Sünnet, Yedi Farz, Kimi Sorunların Çözümü

4-Töreler: Pir, Rehber, Zâkir, Sofu, Mücerret, Dar, Niyaz, Taç, Allah’ın İsimleri, Dört Ana Nesne gibi başlıklar yer alır.

“Cebrail’in Tariklemesi (Cebrail’in Tariklenmesi):

Ve de tarik, tercüman Hazreti Peygamber Emir-ül Mümin’inden kaldı

O zamanlar bu dünya kurulmamıştı. Ve Hazreti Muhammed Mustafa ile Aliyyel Murtaza bu on sekiz bin âlem içinde görüntüsünü işlememişti. Cebrail:

“Ben Peygamber’in yaklaştırıcısıyım. Muhammed Mustafa (benim) karşımda durur dedi.

Pes, Hazret-i Resul Ekrem’in içerisine Cebrail’in bu düşüncesi doğ- du. Cebrail’in kalbine kuşku geldiğini anladı. Yine o sırada Cebrail Aleyhisselam geldi:

“Ya Muhammed bana niçin izzet ve saygı göstermezsin? Saygı göstermemekle kusurlarım nedir?” diye sordu.

(Bunun üzerine) Hazreti Resul şöyle buyurdu:

“Ey Cebrail, sen melek olduğunu bilmiyor musun? Senin kalbine kuş- ku girmiş.”

O zaman Cebrail Aleyhisselam yüzünü yere vurdu. Şah-ı Merdan Aliyyel Murtaza’dan aman dileyip yola girdi. Ecrini (karşılığını) verdi. Cebrail Ulu Tanrı’dan sığınma isteyip dergâhına gelip özür diledi. (Şah-ı Merdan Aliyyel Murtaza) Cebrail’e tarik (asa) çalıp tercüman aldı.

Ondan beri rehberlik Cebrail’den kaldı. Ve Pirlik Şahı Merdan Ali’den kaldı.”*

* (Buyruk’tan yapılan bu alıntıda kaynak olarak Prof. Dr. Fuat Köprülü’nün “Buyruk” eseri kullanılmıştır.