Göbeklitepe Dünyanın İlk Tapınağı

26 Ekim 2016
Sayı 12 - Mayıs 2011

“Herkesin ve her şeyin anlatacak bir hikâyesi vardır. Bu hikâyelerden bazıları hiçbir zaman gün ışığına çıkmaz, sonsuza dek birer sır olarak kalırlar.”

Yapımcılığını ve yönetmenliğini Ahmet Turgut Yazman’ın ve yapım tasarımını Bahar Vidinlioğlu’nun üstlendiği “Göbeklitepe – Dünyanın İlk Tapınağı” isimli belgesel film, pek çok ilke imza atmaya devam ediyor. 

Film, yaygın inanışları sorgulayan hikâyesiyle izleyiciyi günümüzden 12.000 yıl geriye, Şanlıurfa’nın 15 km. yakınında bulunan Göbeklitepe’ye götürerek, yeryüzündeki ilk tapınağı mercek altına alırken, yüzeydeki bilgilerin üzerini biraz kazıdığımızda bile tabuların nasıl yıkılmaya başladığını ortaya koyuyor. Birbirinden değerli uzman ve katılımcıların görüşlerine başvurarak, insanlık tarihini derinden ilgilendiren önemli sorular soran belgesel, kesin yanıtlar aramak yerine, bölgedeki bulguları ve tarihsel olguları yansıtarak yorumu açık fikirli izleyicinin hayal gücüne bırakıyor

“Göbeklitepe – Dünyanın İlk Tapınağı”nın çekimleri, iki yıl süren yoğun araştırma ve planlama sonrasında, 4 ülkeye toplam 17.500 km’lik yolculuk yapılarak iki senede tamamlanmış. Kazı alanını yeniden canlandırmak için kullanılan görsel efektler, 2D ve 3D animasyon çalışmaları ve mitolojik hikâyelerin izleyiciye illüstrasyonlar ile aktarılabilmesi için 1.200 saatlik çalışma gerçekleştirilmiş.

2010 ve 2011 yılları içinde Docufest/Atlanta (ABD), Cinema Verite/Tahran (İRAN), Gzdoc/Guangzhou (ÇİN), Auroville (HİNDİSTAN), TAC/ Oregon (ABD) gibi farklı kıtalardaki festival ve davetlerde dünya izleyicileri ile buluşan belgesel, ilk ödülünü 40 belgeselin yarıştığı Atlanta Docufest Festivali’nden “En Eğitici Belgesel” kategorisinde aldı. 

Vakfımızın uzun yıllardır aktif bir takipçisi olan Ahmet Turgut Yazman’a özel olarak bu çalışmanın kendisine neler kattığını, Göbeklitepe’nin belgelenmiş tarihi değiştirip değiştirmediğini de sorduk;

“Etrafımdaki her şey gibi ben de oluş halindeyim ve Göbeklitepe’nin bu oluşumda önemli bir yeri var. Aslında gerçek şu ki bu kadar bilinmez ve tahmin edilmesi güç bir olgu ile bir arada yaşayıp anlamaya çalışmak, hem üretim hem de tüketim anlamında dünyaya bakış açımı değiştirdi. Kendini bilmeye çalışan bir insan olarak varoluş ile ilgili derdimin köklerinin 12 bin yıl öncesine, hatta daha da öncelerine dayandığını anlamak beni bayağı rahatlattı. 

Bugün bilimsel olarak birçok şeyi bildiğimizi varsaydığımız dünyamızda aslında gerçekten olan biten ile ilgili büyük kopukluklar olduğunu hissedebileceğiniz önemli yerlerden biri Göbeklitepe. Bu kopukluk konusu ile ilgili güzel bir örneği Mısır’da yaşadım, ilginç bir hikâyedir. Kahire Müzesi’nin yöneticisi ünlü Ejiptolog Wafaa El-Saddik ile röportaj yapmaya gittiğimde Göbeklitepe ilgili bilgisi yoktu, hiç bilmediği bir yer hakkında bilgi sahibi olsun diye kendisine sunduğum bulgulara inanmadı. O kadar inanmadı ki hazırladığım dosyayı bana geri uzatırken işaret parmağını olumsuz anlamda sağa sola sallayarak birkaç kere üst üste “This is impossible (bu imkânsız)” dedi. Bu durum karşısında daha fazla ısrar etmedim ama nasıl bir yolculuk içinde bulunduğumu daha iyi anladığım bir andı o an.” 

Ekim 2010’da ülkesinin izleyicileri ile ilk kez 47. Antalya Uluslararası Film Festivali’nde buluşan “Göbeklitepe – Dünyanın İlk Tapınağı”, 30. İstanbul Film Festivali kapsamında, 13 Nisan 2011’de Pera Müzesi’ndeki gösterimi ile ilk kez İstanbul’daki sinemaseverlerle de buluştu. İstanbul Film Festivali’nin hemen ardından İstanbul, Ankara, Antalya ve Eskişehir’de özel gösterimlerine devam edecek olan belgesel, 1–8 Mayıs 2011 tarihlerinde Eskişehir Film Festivali’nde, 11–14–15 Mayıs 2011 tarihlerinde İstanbul Pera Müzesi’nde izlenebilecek. 

Göbeklitepe – Dünyanın İlk Tapınağı’na dair güncel ve detaylı bilgilere, http://www.dunyaninilktapinagi.com ve http://www.gobeklitepe.info adreslerindeki resmi internet sitelerinden ulaşabilirsiniz.