Sayı 45 - Şubat 2014

Büyük Hint destanı olan Mahabharata (Maha: büyük, her şeyi kapsayan) şiirsel anlatımı ile mitolojik Hint kralı Bharata’nın (Sanskrit dilinde eğitilmiş anlamındadır, aynı zamanda Hintliler Hindistan’a Bharat derler) soyundan gelenler arasında iyiliğin ve kötülüğün çatışma ve savaşını anlatan bir destandır. Bharata’nın, birey olarak bakıldığında insanlığın öyküsünü, tanrıların ve kullandıkları ilginç silâhların savaşta yer alması açısından bakıldığında ise tüm evrenin öyküsünü anlattığı düşüncesi ortaya çıkabilir.

Bharat, Pandava ve Kauravaların ortak atasıdır. Kral Dusyanta ve su perisi Sakuntala’nın gizli evliliğinden olan oğludur, doğduğunda ilâhi bir ses çocuğa Bharata adını vermelerini söyler. Daha sonra da doğan tüm çocuklara Bharata adı verilir ve destanda bu çocukların hikâyeleri anlatılır. Kardeş soylarından gelen Pandeva ve Kaurava ailelerinin, yönetimi ele geçirme adına yaptıkları savaşı şiirsel bir dil ile anlatan bu destan, Hindu din, gelenek ve törelerini de içine alır.

Mahabharata’da tanrıların da dâhil olduğu “Kurukshetra” savaşının öyküsü anlatılır. Tanrıların yanında dürüstlüğü sembolize eden savaşçılar Pandavalardır. Pandu’nun 5 oğlu; Yudhisthira (bilgelik), Bhima (yüce güç), Arjuna (gümüş gibi parlayan),  ikiz olan Nakula (en yakışıklı olan) ve Sahadeva’dır (bin tanrıyı ifade eden).

Kauravalarda ise kötülüğü sembolize eden Kral Duryondhana ve Dhartarastras’ın 100 oğlu vardır. Pandavalar “dharma”yı temsil ederken, Kauravalar “adharma”yı temsil ederler.

Mahabharata destanının ana konusu Dharma üzerine kurulmuştur. Aynı zamanda bu savaşta savaşçı olan Arjuna, Vişnu’nun enkarnasyonu olan Krishna’ya neden akrabalarına karşı savaştığına dair sorular sorar.

Bu savaşta iyilik ve kötülüğün yanında bilgelik ve cehalet de karşılaştırılmıştır. Destan, bireyin ve birliğin içinde bulunduğu ikiliği, çatışmaları, bireyin kendi iç savaşını, iradeyi güçlendirerek zaaflarımızı, zayıflıklarımızı yendikçe kişiliğimizin geliştiğini anlatan büyük bir öyküdür. Amaç, soyutlanarak öze dönebilmektir.

Erdem ve Adalet Tanrısı Dharma, “dharma” anlayışını bu destanda ortaya koyar. Dharma, Dhri kökünden gelir ve tutmak, taşımak, aktarmak gibi anlamları vardır. Doğa kanunları olarak bilinen dharma evrendeki düzeni ve uyumu, evrensel gerçeğin algılanmasını, evrendeki dengeyi ve varlıklar arasındaki ilişkiyi sağlar. Bu denge ve düzen bozulursa evren yok olma durumuna gelir ve bu yok olma döneminde tanrı Vişnu bedenlenerek insanlığı kurtarmaya gelir.

Dharma doğa kanunları bir döngü halindedir, “karma” ve “samsara” da bu döngüyü düzenleyen sistemlerdir. Bu döngülerden kurtuluş ise “mokşa” ile ifade edilir. Dharma ile uyum içinde olanlar ise kurtuluşa yani mokşa’ya ulaşırlar. Mutlu ve acılardan uzak kalabilmek için doğruluk ve dürüstlük yolundan gidilmelidir. Dharma kurallarına uyumlu hayatı yaşamakla iyi karma’ya ulaşılacağı, bu kurallara karşı yaşanıldığında ise kötü karma’nın oluştuğu düşünülür.

Varlıklar arasında ilişkiyi, ben bilincini algılamayı, birliğin, bütünlüğün algılanmasını, evrendeki uyumun devam etmesini sağlayan bir amacı vardır. İçinde bulunduğumuz duruma, zamana göre erdem ve ahlâkı koruyarak verdiğimiz tepkiler bizi kurtuluşa götürür.

Tanrı’ya ulaşmaya yardım eden şey dharma’dır, Tanrı’ya ulaşmayı engelleyen ise adharma’dır. Yani olanla yetinme, saf ve pür olabilme, vicdan, doğru söz söyleme dharma’nın yoludur. Gurur, şehvet, kötü şeyler yiyip içerek kendini zehirlemek ise adharma’dır. Eğer dharma’yı korursak, dharma da bizleri korur. Bu hal ile kâmil insana yaklaşılır.


Kaynakça:

Bhagavat Gita

Dünya İnançları Sözlüğü, Orhan Hançerlioğlu

Dünya Tarihi, William H. McNeill

Mahabharata film (https://www.youtube.com/watch?v=ijI0lqpmIdc)