Değerli Taşlar ve Kristaller – II

29 Ekim 2016
Sayı 22 - Mart 2012

Tarih boyunca değerli taşlar renkleri ve göz alıcı görünüşleri ile ilk çağlardan beri insanların ilgisini çekmişlerdir. Bazı taşlar çok nadir bulunmaları ve güzellikleri sebebiyle, yüzyıllardır ‘tılsım’ olarak kullanılmışlardır. O zamanlarda insanlar için her değerli taşın özel bir anlamı vardı.

Örneğin; Tevrat’ta Harun’un göğüslüğünde belli bir düzende 4 sıra halinde yerleştirilmiş 12 parça değerli taşın ona ‘Tanrı’nın Gücü’nü sağladığı anlatılır.

Sanskritçe yazıtlarda M.Ö. 400’lü yıllarda Hindistan krallarının kendilerini kötülüklerden korumak için değerli taşları topladıkları anlatılmaktadır.

Eski Roma’da ve Mısır’da taşlardan oluşan tılsımları ve boyunlukları taşımak gelenekti.

Mayalar ve Amerikan yerlileri, taşları, hastalıkları hem tanımlamada hem de tedavide kullanmışlardır.

Eski Mısırlılar lapis lazuli, karneol ve malahiti, İnkalar ve Mayalar zümrüdü, Çinliler yeşimi, Amerikan yerlileri ise turkuazı binlerce yıl kullanmışlardır.

Kızılderililer, üzerinde turkuaz taşıyan kişilerin kemiklerinin kırılmayacağına inanır ve savaşta bu taşı kalkanlarının üzerine işlerlerdi. Turkuazın Aztek kültüründe de önemli bir yeri olduğu bilinmekte. Aztekler bu taşı kötü etkilerden korunma amaçlı kullanırlardı. Yine Kızılderili kültüründe yosun akik taşının susuzluğu giderdiğine inanılır ve bu amaçla kullanılırdı.

Eski Yunan’da, ametist taşının insanları sarhoş olmaktan koruduğuna inanılır ve kadehler ametistten yapılırdı.

Negatif elektrik yükünü ayaklardan toprağa geçirdiğine inandıkları için, Hindistan’da kadınlar halen ayak parmaklarına obsidyen yüzük takmaktadırlar.

Atlantis’te enerji elde etmek için kuvars kristallerinden faydalanıldığını, hatta bu kristalleri kullanarak tapınaklarında ruhsal güçler geliştirdiklerini veya kehanet ve ibadet amaçlı kullandıklarını da görürüz.

Peridot (zebercet) taşı, Özellikle Arapların favorisi olarak, karanlık yerlerden geçerken duyulan korkuyu yenmek için takılırdı.

Günümüze geldiğimizde, kristaller günlük hayatımıza çok çeşitli şekillerde giriyorlar. Saat, televizyon, bilgisayar ve diğer birçok araçların yapımında bu taşlardan faydalanıyoruz. Örneğin, birçoğumuzun saatinde bulunan kuvars kristalleri, bilgisayarlarda hafıza çipleri olarak kullanılmaktadır. Ultrasonda kullanılan kuvars kristalleri ve yakut uçlu lazer cihazları modern tıp kullanımına örneklerdir.

Takı ve ziynet eşyası olarak da kullanılan taşlar ve kristaller, tamamlayıcı tıp içinde yer alarak, sağlıkta da kullanılırlar. Vücudumuzdaki negatif enerjileri temizlemek, konsantrasyonu sağlamak, fiziksel ve zihinsel tedaviler uygulama yöntemlerinde yer alırlar. Çeşitli meditasyon çalışmalarında da tercih edilirler.