Yorumbilim

17 Kasım 2020

Yorum ve Aşırı Yorum

Umberto Eco (1992), Yorum ve Aşırı Yorum, Çev: Kemal Atakay, Ayrıntı Yayınları, 3. Basım (2019). Umberto Eco Hakkında: 5 Ocak 1932 yılında İtalya’da dünyaya gelmiştir. İtalyan bilim adamı, yazar, düşünür ve eleştirmendir. Dünya gündemine “Gülün Adı” ve “Foucault Sarkacı” isimli romanları ile oturmuştur. İtalyan yazar Umberto Eco göstergebilim ve Orta Çağ estetiği ustalarındandır.  Yazar yüksek lisans ve doktora çalışmalarını Thomasçılık akımı ve estetik anlayışı üzerinde yapmıştır. Orta Çağ uzmanı ve yazarı olan James […]
26 Mart 2020

Mesih ve Yılanın Birliği Olarak Allah’ın Asâsı

“Ve Musa cevap verip dedi: Fakat işte, bana inanmayacaklar ve sözümü dinlemeyecekler; çünkü: Rab sana görünmedi, diyecekler. Ve Rab ona dedi: Bu senin elindeki nedir? Ve dedi: Değnek. Ve dedi: Onu yere at. Ve onu yere attı ve yılan oldu ve Musa onun önünden kaçtı. Ve Rab Musa’ya dedi: Elini uzat ve onun kuyruğundan tut ve elini uzatıp onu tuttu ve elinde değnek oldu; ta ki, ataların Allah’ı, İbrahim’in Allah’ı, […]
11 Şubat 2018

Umut = İnsan Olmak

“Nitekim İnsanoğlu, kaybolanı arayıp kurtarmak için geldi.” -Luka 19:10 Tüm Kutsal Metinler, Uygarlık Tarihi, Sanat ve Sanat Tarihi, Felsefe ve Felsefe Tarihi ve hatta bütün bilim dalları “insan”ın serüvenini, kendinin farkında olmanın, vicdanın, aklı kullanmanın, kendi üstüne dönen düşüncenin, bilinçlenmenin, yaşamı anlamlı kılma çabasının öyküsüdür aslında, kısaca istisnasız her biri bize “bizden” bir başka deyişle “insan olma” sürecinden bahseder. Ancak kadim öğretiler, tarihi belgeler, peygamberler, filozoflar veya bilim adamları ne […]
5 Şubat 2017

Tanrı İnancı ve Bilim Çelişkisini Çürütmek Üzerine Bir Yazı…

“Tanrı Kavramı Dine Bırakılamaz, Gerçek Bilim Tanrı Kavramı Olmadan Yapılamaz” “Haber verenden haberin olmazsa, HABERDEN HABERİN nice olur” Mevlânâ Tanrı İnancı ve Bilim Arasındaki Çelişkiyi Çürütmek Üzerine Bir Yazı…[1] Bugüne kadar yaşamış toplumların; doğayla ve kendi kendileri ile ilişkilerinin kipsel olarak karşıtı, tözsel olarak eşlemi olan ve kendi yaşayışlarının düşünsel türevi olarak yaratmış oldukları tinsel dünyanın (bir başka deyişle, toplumsal kültürün, ikiye bölünmüş durumunu ─güya kaynaklarına göre), günümüzün pozitif tininin […]
25 Ocak 2017

Hz. İbrahim Zalim Olabilir mi?

Böyle bir soru dünyanın önde gelen Müslüman entelektüellerinden biri olan Ziyaüddin Serdar’ın ”Mukaddes Belde Mekke” isimli eserini okuyana kadar ne aklıma gelmişti, ne de okuduğum herhangi bir kitapta tesadüf etmiştim. Soru, Serdar’ın adı geçen kitabında Hz. İbrahim’in öyküsünü anlattığı bölümde şöyle geçiyor: Muhâfazakâr İslâm’ın bu İbrahim (a.s.) öyküsünde bir hususu merak ederim. Tanrı’nın sadık bir kulu olduğu kabul edilen İbrahim, Hacer ve henüz bebek olan oğlunu susuz, yaşanmayan bir yere […]
20 Kasım 2016

Tanrı’nın Bağışlaması Üzerine

Levinas’tan gelen bir mektup, bir inceleme yazısı. Daha önceden dikkatimi çekmeyen bir konuda düşünmeme neden oldu. … İnsanın Tanrı’ya karşı olan kabahatleri Kefaret Günüyle bağışlanır; insanın başkasına karşı kabahatleri Kefaret Günüyle bağışlanmaz, meğerki öncelikle o kişinin gönlünü almamış olsun. [1] Kutsal metin anlatımlarında tartışılmaz en yalın olarak bilinen ama anlamı sorgulandığında en bilinmez ve karmaşık olan yapı/kavram/olgu vs. Tanrı’nın kendisidir. Tanrı’nın sözlerinin veya Tanrısal olan sözlerin mahiyeti ve erekselliğini anlama […]
20 Kasım 2016

Teolojik Yönüyle Yabancılaşma

Yabancılaşma kavramı (alienation) Batı düşünce tarihine Hegel ve ardından Marx ile eklenmiş olsa da, şüphesiz köklerini Antik Yunan’da bulur. Marksist teori yabancılaşmayı sınıf ve üretimle dolaylı olarak inceler. Zira Marx’a göre bilincin edimsellik kazanması doğrudan çalışmayla ilgilidir. Ona göre, insan öz-varlığını çalışmada bulan bir canlı türdür [1]. Ancak çalışmayla etkinlik kazanan bilinç, çalışma konumlandırmasının ve içeriğinin kendi dışından belirlenmesiyle edimselliğini yitirir. Nasıl ki bilinç bütünse, emeğin süreci de bütündür. Ve […]
19 Kasım 2016

Öykücü

Hızır’la Musa’nın efsanevi öyküsü, Kuran-ı Kerim’in en önemli deneyimlerinden birini sunar [1]. Öykü, özet olarak aklın temsilcisi konumundaki Musa’nın, hakikati temsil eden Hızır karakteri karşısındaki durumunu anlatır. Musa, aklın ve toplum düzeninin mimarı ve bu yapı içinde adaletin gereğini sorgulayan moral bir karakterdir. Hızır ise olguların ardında, çoğu zaman akıl ile kavranılamayan hakikatleri bilen irfan sahibi bir zâtı temsil eder. Musa, bu yolculukta tanık olduğu şeyler karşısında Hızır’ın duruşunu ve […]
19 Kasım 2016

Molek

“İlâh Molek’e ateşte kurban edilmek üzere tohumunu vermeyeceksin. Tanrı’nın adına leke getirmeyeceksin. RAB benim.” [1] Yahudi ezoterizmi Kabala, en temel günahın Tanrı’ya eş koşmak olduğu konusunda İslam ile birleşir [2]. Kabala’nın Sefirot diyagramına göre, hayat ağacının zirvesinde bulunan Keter, Tanrı’nın benliğine işaret eder. Keter’e denk gelen Ehyeh (Ben) ismi bu Benliğin ifadesidir. Bu nedenle Keter, bir kralın hüküm ve irade makamı olarak bir taç ile simgelenir. Bu kral hikmetli ve […]