Kültür ve Toplumbilim

15 Mart 2019

Ütopya ve Hayal, Vadedilmiş Ülke ve Öte

Ütopya, Thomas More’un 500 yıl kadar önce aynı isimle yayınladığı kitabıyla birlikte kullanmaya başladığımız ve birçok dilde de aynı isimle anılan bir kavram. Grek kökenlerine dayanılarak çevrildiğinde “Olmayan Ülke” veya “Hiçbir Yer” anlamına gelen bu kavramla, kitapta anlatıldığı şekliyle gerçekte olmayan kurgusal bir ada ülkesi tanımlanıyor. Günümüzde ise hayali ve kurgusal bir yer veya fikri tanımlamada kullandığımız Ütopya, anlamı gerçeklik ve sıradanlıkla zıtlaştıkça kuvvetlenen bir kavram. Belki bu yüzden genelde […]
10 Temmuz 2018

Hünkâr Hace Bektaş-ı Veli ve Menşei- Bektaşi Tarikatının Postnişinlerinin Cumhuriyet’e Kadar Seyri

Hace Bektaş Veli’nin 1248- 1338 yılları arasında yaşadığı kaynaklarda yer alır. Nişabur’da doğduğu ve çocukluğunun da bu şehirde geçtiği, tasavvufla ilgili derslerini Hoca Ahmed Yesevi’nin halifesi olan Lokman Perende’den aldığı menakıbnamelerde anlatılır. Babası, Seyyid İbrahim ve annesi Şeyh Ahmet kızı, Hatem Hatun’dur. Batı Türkistan’da Moğol baskısının artması üzerine göçe zorlanan Türklerle birlikte Anadolu’ya gelir. Babası İbrâhîm-i Sânî, İmam Mûsâ el-Kâzım neslindendir ve Horasan hükümdarıdır; dolayısıyla Hace Bektaş-ı Veli bir şehzadedir. […]
10 Temmuz 2018

Duvarsız Müze ve İnternet

Küresel ağ operasyonlarına hizmet eden bir ticari kuruluş olan GSMA’ya göre, bugün 7.22 milyar aktif cep telefonu vardır.[1] Yaşayan 7.442 milyar insanla[2] kıyaslandığında modern toplumda cep telefonlarının her yerde mevcut olduğunu dile getirmeye bile gerek yoktur. Bu, internete erişen herkesin (varsayımsal olarak) birbirleriyle anında iletişim kurabildiği anlamına gelir. Özerk bilginin yapısal değişimi ile sonuçlanan bu durumu medya teorisyeni Steven Johnson, “hiyerarşinin ve merkez kontrolünün söz konusu olmadığı akışkan, dinamik yapılara” […]
14 Mart 2018

Anadolu Aydınlanması ve Cumhuriyet

Türk devrimi normal koşullarda gerçekleşmiş bir devrim değil, İstiklâl Savaşının içinden muzaffer çıkan bir toplumun, kendi bilincine varmasıdır. Yani aydınlanma burada edimsel olarak (fiilen) gerçekleşmiştir. İnsanlara aydınlanmayı fikren anlatmak, onları bir eyleme yönlendirmek içindir. Ama Anadolu halkları bunu, ölüm-kalım savaşı üzerinden yani başka güvenecek kimsesi kalmadığı için kendine güvenerek, muzaffer bir biçimde kendi kazanmıştır. Ben, bunu böyle anlıyorum. Kendini yönetmeyi kazanmak, kendini kazanmaktır. Bu artık başkasına ihale edilemezdi. “Efendim, Tekrar dönüp monarşi […]
14 Mart 2018

Anadolu’da Dayanışmanın Ruhu: Âhiyân-ı Rûm ya da Ahilik

Ahi Evran’ın, “Elini, dilini, belini bağlı, kapını, gönlünü, sofram açık tut” prensibi birçok kavrama model oldu. 13. yüzyılda büyük bilge Ahi Evran tarafından temelleri atılan Ahilik felsefesi, Anadolu’da yüzyıllardır birlik, beraberlik, yardımlaşma ve dayanışmanın ruhunu oluşturuyor. Ahi Evran’ın, “Elini, dilini, belini bağlı, kapını, gönlünü, sofranı açık tut” prensibi temel alınarak ortaya çıkan Ahilik, Selçuklu ve Osmanlı döneminde Anadolu’da yaşayan halkın sanat, ticaret, ekonomi gibi çeşitli meslek alanlarında hem iş hem […]
2 Ekim 2017

Astroloji, Bilim Ve Astro Kültür

Bir ada etrafındaki denizden, bir balık ve yosun içinde yaşadığı sudan ayrı düşünülemez. Hepsi birbirleri ile türlü biçimlerde etkileşerek bir bütünselliği oluşturur. Deniz, saf bir su parçasını değil, içindeki tüm oluşum ve yaşamların tümü ile birlikte bir bütünselliği ifade eden bir kavramdır. Benzer şekilde, Evren, Gökyüzü ve Dünya’da birbirinden kopuk ve ayrışmış değildir. Yeryüzündeki canlıların ve insanların, bir parçası oldukları Gökyüzü ve Evrenle ilişkilendirilmesi çok doğaldır. Hal böyle iken, insan […]
1 Ekim 2017

“Astroloji Ve Vahdet-i Vücûd” Yazısı Üzerine Bir Eleştiri

* İzzet Erş’in Düşün-ü-yorum Bülteni 71. sayısında yayımlanan “Astroloji ve Vahdet-i Vücûd” başlıklı yazısına istinaden. “Yazılarını büyük zevkle okuduğum ve faydalandığım İzzet ERŞ’in Düşünüyorum dergisinin 2016-Kasım sayısında yer alan “Astroloji ve Vahdeti Vücud“ başlıklı yazısını okudum. Astrolojinin hayli tartışmalı olan yerini konu alan bu yazıda katılmadığım bazı hususları paylaşmak isterim. Yapıcı bir katkısı olması dileği ve sevgili İzzet’e en derin sevgilerimle..”   Astroloji ve Astronomi ayrımı ve Astrolojinin bir bilim olup […]
30 Temmuz 2017

Dil Geleneği Ve Tarih Bilinci

Gadamer dili, tarihsel devamlılığın önemli bir koşulu olarak yorumlar ve bu nedenle dilin bir gelenek olduğu savını ileri sürer[1]. Toplumlar, medeniyetler, uygarlıklar vs. açısından dil bağlamında geleneğinin devamlılığını ve sürekliliğini sağlayacak olan o kültürün bağlı olduğu metinleri anlayabilme yeteneği ve başarısıdır. Dil, tarih bilinci ve uygarlaşma için öncelikli bir dinamiktir. Bu dinamiğin sürekliliği için toplumu oluşturan fertlerin kendi konuştukları dili anlamaları yeterli değildir. Konuştuğunu anlamak öznel farkındalık açısından önemli bir […]
30 Temmuz 2017

Korku Hayatın Bekçisi, Özdeşlik Korkunun Elçisi

Hayata ne için geldiğimiz sorusuna doğru dürüst bir yanıt veremeyiz, ancak ne aradığımız konusunda bir şeyler söyleyebiliriz. Yaşımıza, sosyal konumumuza, yetilerimize ve olanaklarımıza bağlı olarak farklı yanıtlarımız olsa da bunları soyutlamaya taşıdığımızda sonuçta “Mutluluk” istediğimiz konusunda birbirimize yaklaşırız. Diğer tüm canlılardan farklı yanlarımızdan birisi de bu; maddî yaşantımızı nasıl sürdüreceğiz sorunu yanında bir de nasıl mutlu olacağız gibi varoluşsal bir sorunla da uğraşmak zorundayız. “Doğa, insanın hayvansal varlığının mekanik düzeni […]