Kavramsal

25 Ocak 2017

Coğrafî Dünyamız, Ülke, Düşünce ve Anlayış SINIR’larımız

• Dünyamız üzerinde ortaya çıkan coğrafi sınırlar ve onu tanımlayan bayrakların aslında bir sınır olduğunun, • Kendi yarattığımız sınırların asli potansiyelimizi gerçekleştirmeye nasıl engel olduğunun • […]
25 Ocak 2017

İnsanın Sınırları

İnsan beşerî varlığı bakımından varoluşsal sınırlar ile koşulludur. Bu sınırlar her birimiz için aynı ve değişmezdir. Beslenme, barınma, üreme, doğanın kuvvetleri ve çevre, hayatın devamı için […]
25 Ocak 2017

Yunus Peygamber

Meir Elhadad’ın, 28 Şubat 2012 tarihli vakıf toplantısında “Hayal ve Dil üzerine” adlı konuşması ve Kutsal Kitap içinden Yunus bölümünün açıklamaları…   “Bugünkü konumuz dil ve […]
25 Ocak 2017

Kültür ve Uygarlık Arasında Sınır

* Kültür ve uygarlık kavramları eski Türkçeden günümüz Türkçesine farklı isimlerle ifade edilmiştir. Alıntılarda asıl metne bağlı kalındığından farklılık dikkat çekecektir. Kültür eski Türkçede ‘hars’ ve […]
25 Ocak 2017

Yort!

Bir nesnenin veya olgunun uç noktalarının sürekliliği, o nesnenin veya olgunun birlik içindeki kimliğidir.1 O halde kimlik hem bir olumlama hem de olumsuzlama içerir. Olumlamadır, sınırladığı […]
25 Ocak 2017

Mimarlığı Tanımlayan Kavram: Sınır

Sınırlar; fiziksel, kültürel, sosyal kurguların şekillendirdiği çevre içerisinde varlığını sürdürmekte olan insanları ayıran veya onları bir yer içinde tutmak için çevreleyen, ilişkilerini düzenleyen öğelerdir. Günümüzde, bu […]
25 Ocak 2017

Sevgi

Sevgi kelimesini sık sık kullanmamıza rağmen, çoğu zaman bu kelimenin anlamını doğru oturtamıyoruz. Sevgiyi, çıkarlarımız, arzularımız, korkularımız, beklentilerimiz için kullanabiliyoruz. Bu yanlış olmamakla beraber gerçeği, hakikati […]
20 Aralık 2016

Astroloji ve Vahdeti Vücûd

“ Bizler astrologlara elzem olmayan şeyler hakkında danışmak için gideriz. Birisi astroloğa gidip ne zaman iş bulacağını danışır. Senin iş durumunla Ay’ın yahut yıldızların bir ilişkisi yoktur. ” […]
14 Aralık 2016

Altıncısı ‘Haddini Bilmek’tir

İrşâdına mazhar olduğum bir ârife, “İslâm’ın şartı beş, imânın şartı altı” diye söylenmiştir. Ama aynı zamanda “Hüvel evvelü, vel ahirü, vezzâhirü vel bâtın” [1] da denmiştir. […]