Kavramsal

10 Ocak 2020

Aklın Hakları İnsan ve Hak Kavramlarının Kendinde ve İlişkili Kipinde Açınımı

Kavramsal Düşünce Kavramsal düşünme ya da kavrayarak düşünme tekil varlığın içinden kavrama değil, kavramın içinden varlığa bakarak ve ilerleyerek düşünülmedir.  Kavramın içinden bakabilmek için önce konumuz olan kavram kavranmalıdır. Bir başka deyişle,  anlıkta, o kavrama ilişkin “yeterli bir idea” oluşmuş olmalıdır çünkü ancak kavramın kavradığı kavrandıktan sonra kavramdan ortaya çıkacak da kavranılabilir. Kavram insan anlığında ve insan anlağı tarafından oluşturulur. İnsandan çıkan etkinin, yani sonucun kavranması için nedenin kavranması gereklidir, […]
10 Ocak 2020

İnsan Haklarını Aristoteles Evrenselciliğiyle Anlamanın Olanaklılığı

İnsan haklarının gerek genel kabul görmesinde, gerekse uygulamada yaygınlık kazanmasında karşılaşılan iki temel sorun ayrıştırılabilir. Bu iki sorun, aslında birbiriyle bağlantılıdır. Birincisi, insan haklarının giderek daha çok tartışılagelen evrenselliği, evrensel geçerliliğidir. Eğer insan haklarının kavramsallaştırılması olanaklıysa, bu hakların –insanların insan olmaktan dolayı sahip oldukları hakların– evrensel de olması gerektiğine karşı çıkan pek yok gibidir. Evrenselliğe karşı tez, daha çok, belirgin bazı hakların insan hakları kapsamına alınmasına, kökeni “Batıda yatan bazı […]
10 Ocak 2020

İnsan Hakları Eğitimi ve Dayanışma için Eğitim: Eğiticilerin Eğitimi

Bu başlık, 5 – 7 Aralık 1988 tarihlerinde UNESCO’da düzenlenen insan hakları eğitimine ilişkin toplantının alt konularından biriydi. İnsan hakları eğitimi konusundaki bu düşüncelerimi orada sunmuştum. İnsan hakları eğitimi sorunu, son on – on beş yılda özel bir önem kazanmıştır. Ama hâlâ deneme dönemindeyiz. İnsan hakları eğitimiyle ilgili yapılanlar ve yapılması gerekenler konusundaki raporları okurken karşılaştığımız çeşitli yaklaşımlarda ve insan hakları öğretiminde, başka birçok eksikliğin yanı sıra özellikle iki noktanın […]
10 Ocak 2020

İnsan Haklarının Aydınlatılmasında Felsefi Bilginin Önemi

Bu yazı 2018’de Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Dergisi Kaygı’nın Güz sayısında yayımlanmıştır. Giriş İnsan haklarını korumaya yönelik uluslararası anlamda resmî belgelerin hazırlanmasını ve bu belgelerin uluslararası kamuoyuna ilan edilmesini insanlık adına önemli bir gelişme olarak nitelendirmek mümkündür. Bu belgelerin en önemlilerinden biri olan ve “Bütün insanlar, özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğar” maddesiyle başlayan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (İHEB) 1948’de ilan edilmiştir. Ancak söz konusu deklarasyonun ilanından […]
10 Ocak 2020

Modernlik Bağlamında İnsan Hakları

I. GİRİŞ Modernlik esas olarak 17. yüzyıl “Bilimsel Devrimi” ile 18. yüzyıl “Aydınlanma” düşüncesinin etkileri altında Avrupa’da ortaya çıkan, dünyaya ve hayata eskisinden kökten farklı yeni bir bakışı ifade etmektedir. Bilim, yöntem ve doğa tasarımı anlamında modernliğin beşiği 17. yüzyıldır (Bumin 2003: 12). Bu yeni bakış veya zihniyet paradigması en başta şu kabulden yola çıkar: Bilimsel Devrimin açtığı yolda işleyiş yasalarını keşfetmeye başladığımız fizikî evren gibi, beşerî veya toplumsal dünya […]
10 Ocak 2020

İnsan Haklarına Kavramsal Bir Yaklaşım

1. Sorun İnsan hakları doktrini günümüz dünyasında her türlü felsefî ve siyasî tartışmanın odak noktasında yer almaktadır. Bugün, insan haklarından hareket etmeyen veya referans noktası olarak insan haklarını almayan herhangi bir sosyo-politik öneri ciddiye alınma şansını neredeyse peşinen kaybetmiştir. Bu hem iç politika hem de uluslararası ilişkiler açısından böyledir. Günümüzde sadece iç düzenlerini insan haklarına dayandırmayan devletlerin değil, aynı zamanda dış politikalarında insan hakları duyarlılığıyla hareket etmeyen devletlerin de meşrulukları […]
10 Ocak 2020

İnsan Hakları ve Felsefe: Temellendirici Yazılar

“İnsan Hakları ve Felsefe” adlı kitaptan alınmıştır. İnsan Hakları Kavramının Felsefe Açısından Temellendirilmesi[1] Her birey (tek olan) gibi insanî birey de –ancak bir bölümüyle kendisine ait ya da bağlı olanı içeren– bir dışdünyada yaşar. Doğal ve kültürel olanın bir tür toplamı olan dışdünyayı insan, düşünme ve dil edimleriyle “kendisinin” kılar. İnsan; başka bireylerle, teklerle, dışdünya ile, düşünme dünyasıyla ve dille olan ilişkilerini kavramlaştırır; başka bir deyişle olup bitene düşünsel ve […]
10 Ocak 2020

İnsan Hakları ve Felsefe

“İnsan Hakları ve Felsefe” adlı kitaptan alınmıştır. İnsan Hakları Kavramı “İnsan hakları nasıl bir kavramdır?” sorusuyla başlayabiliriz. Her kavram gibi, insan hakları kavramı da düşünenin, insanın belli bir dış dünya durumunu, tekil olanı, yaşananı, olup biteni, ne türden olursa olsun, nesneye[1] ilişkin olanı, kısaca belli bir dünya durumunu çerçeveleyen düşünsel bir varolandır. Her kavram gibi, insan hakları kavramı da insanın belli bir durumu, çoğun belli bir insanlık durumunu anlamasına, anlamlandırmasına […]
10 Ocak 2020

İnsan Hakları Felsefesi

Kimi sert teorik ve pratik eleştirilere karşın, insan hakları hâlâ günümüzün öne çıkan söylemlerinden biridir. Daha çok “temel kişi hak ve özgürlükleri” şeklinde dillendirilen bu söylem, her kişinin bazı temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu düşüncesidir. Kişilerin, tüm diğer rastlantısal özellikleri bir yana, yalnızca insan oldukları için bazı temel hakları oldukları varsayılmakta, bu haklara da insan hakları denilmektedir. Özgürlükten genellikle anlaşılan da her kişinin başkalarına zarar vermeden istediğini yapmada serbest […]