Hikmet ve Tasavvuf

20 Aralık 2016

Astroloji ve Vahdeti Vücûd

“ Bizler astrologlara elzem olmayan şeyler hakkında danışmak için gideriz. Birisi astroloğa gidip ne zaman iş bulacağını danışır. Senin iş durumunla Ay’ın yahut yıldızların bir ilişkisi yoktur. ” […]
23 Kasım 2016

Kemter Dede’nin Sohbetinden Alıntı

Akıl ilimdir, akıl deryadır, akıl arş-ı âlâdır, akıl sidret’ül müntehadır, aklın ne kadar tarifini versek imkânını bulamazdık. Akıldır insanları her türlü varlığa vasıl eden. Aklın karşısında […]
23 Kasım 2016

Muhammedî Din

Dinler, vahye mazhar olan Nebîler için bir inanç unsuru olmaktan ziyade, yaşamsal bir olgu, bir tecelli, yüksek bir idrak, ulvî bir keşif, âli bir deneyimdir. Bu […]
23 Kasım 2016

Hıristiyan Tasavvufu

Saint Aurelius Augustinus (Ogüstinus 354–430): “Duyuncun pekinliği” eş deyişle insanın bilincini oluşturan iç deneyimlerinde (bellek, anlık, istenç) edimsel olarak pekin bilgi, us ya da ruha (ki […]
20 Kasım 2016

Tanrı’nın Bağışlaması Üzerine

Benim yazı Levinas’tan gelen bir mektup, bir inceleme yazısı. Daha önceden dikkatimi çekmeyen bir konuda düşünmeme neden oldu. … İnsanın Tanrı’ya karşı olan kabahatleri Kefaret Günüyle […]
20 Kasım 2016

Yabancılaşma ve Dostluk

Denilir ki; bu dünya yaşantısı bir hac yolculuğudur. Yolculuğun gayesi bir dostluk aracılığıyla Allah’a kavuşmaktır (vuslat). Kâbesi de dostun gönlüdür. Bahsedilen dost, Allah dostudur.  Allah, Kur’an’da […]
19 Kasım 2016

Ȃşık Kemter Yusuf’un Hayatından Kalemime Düşenler

XX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren muhtelif etkenler vesilesiyle devlet ve toplum nezdinde başlayan değişim ve dönüşüm, haliyle âşıklık geleneğinin ve âşıkların da değişip dönüşmesini kaçınılmaz kılmıştır. […]
19 Kasım 2016

Alevîlikte Bedenin Sırlanması

“Bismi Şah Allah Allah! Ber cemal-i Muhammed, kemal-i İmam Hasan, Şah Hüseyin, Ali’yi pir bilene verelim candan salavat… Dünya geçicidir, ahiret yurdu kalıcı. Tanrı’nın hükmü yürüdü. […]
19 Kasım 2016

Âdem

Âdem’e ait uluhiyet mertebesine Hazret tahsis edilmesinin sebebi: Var olanları varlıkta bütünlükte [cem] toplayarak, varlığın hakiki (vech) yüzleri ile onları kendi mertebelerinde koruyarak ve bütün (şe’n) […]