Felsefe

11 Mayıs 2020

Aletheia, Lethe ve Ölüme Karşı Meydan Okuyan Aşk

Özet: Antik Yunan’da evrenselleştirilebilecek bir insan doğası bulunmaz; insan potansiyellerden oluşan, potansiyelleri teorik ve pratik yaratıcı faaliyetle ortaya koyandır.[1] Evrensel insan doğası anlayışıyla şekillenmiş modern bir insan Antik Yunan’a dair okuma yapmaya karar verdiğinde ya bütünüyle Antik Yunan’a ait olmayan bir anlayışa sahip olacaktır ya da daha önce hiç karşılaşmadığı ve bu nedenle bilmediği bu anlatımın ona ne söylediğini anlama çabasına girecektir. İnsan, anlama çabasına yönelse de Doxa ile kuşatılmış […]
11 Mayıs 2020

Tarihte Akıl, Aklın Yüceltilmesi ve Aklın Hilesinde ‘İnsan’

Tarih ve felsefe farklı biçimler altında incelenebilmeleri bakımından çok anlamlılık taşırlar. Tarih hem insani varoluşun belirlenmesi hem de insani olup bitmeleri ortaya çıkarmaya çalışan bir uğraşı anlamında kullanılır. Bu durumda tarih felsefesi hem tarihe yönelik felsefi bir üst bakış hem de insani olup bitmelerin felsefi anlamda eleştirel yoldan çözümlenmesi şeklinde tanımlanabilir.[1] Alman idealizmine kadar Almanya’da Immanuel Kant (M.S.1724-1804)’ın çağdaşı ve etkilendiği tarih yazarı ve yorumcularından Louis Frederic Ancillon (M.S.1767-1837)’a göre […]
26 Mart 2020

Schopenhauer’in İstenç Felsefesi

Schopenhauer’ın irade felsefesi esas olarak Kant felsefesine dayanmaktadır. Ancak oluşma süreci içinde bu felsefe, kendi dönemindeki Romantiklerin (Fichte, Schelling ve Hegel) görüşlerine tepki olarak Kant’ı savunurken, bir taraftan da Romantiklerin bazı görüşlerini Kant’a karşı savunarak bir Kant eleştirisine dönüşmüştür. Bu sebeple Schopenhauer felsefesine, Romantik İdealistlerle, Kant arasındaki çatışkının bir yansıması olarak da bakmak durumundayız. Schopenhauer’in Bilgi Kuramı: Schopenhauer’ın başyapıtı, Türkçeye “İsteme ve Tasarım Olarak Dünya” olarak çevrildi. İki temel tezi […]
2 Mart 2020

Yeni Platonculuk ve Plotinus

Yeni Platonculuk nedir? Bunu anlayabilmek için öncelikle Platon’u biraz tanıyalım. Platon M.Ö. 427-347 yıllarında yaşamış olan Antik Yunan filozofudur. Gençlik yıllarında Sokrates ile tanışıp öğrencisi olur ve ondan felsefi eğitim alır, daha sonra Doğu felsefesini de araştırmak için Mısır’a gider ve 12 yıl boyunca orada kalır. Atina’ya döndüğünde ise, Atina’da savaş kahramanı olarak anılan Akademos’un isminden esinlenerek Akademia adı altında bir felsefe okulu açmıştır. Günümüzde kullandığımız Akademi kelimesinin de kökleri […]
10 Ocak 2020

İnsan Nerede?

İnsan Hakları söz konusu olduğunda sıkça atıf yapılan “Doğal Haklar”, içgüdüsel, itkisel bir alanın tanımını kapsar. Doğa alanı, tinsel olanın karşısında durur. Yalnızca bir beden varlığından (beşer) daha çoğunu imleyen İnsan, tinsel bir varlık olduğundan “Doğuştan Haklar”, doğmakla elde edilen haklardır, tinselliği de kapsarlar. Doğuştan haklar, evrenseldir. Buna göre: İnsan tümel bir kavramdır. İnsanın varolduğu her yerde uygulanılması beklenilen haklardır. Tanımını, bedeninden devşiren beşer’den, görünmez olana, İnsan’a, lâyık görülen “İnsan […]
10 Ocak 2020

İnsan Hakları Gelişimine Yol Gösteren Geleneksel Hristiyan Değerleri

Daniel Golebiewski / Çeviri: Selçuk Alev İkinci Dünya Savaşı sonunda, bireyler ve sivil toplum kuruluşları (STK’lar), Birleşmiş Milletler Sistemi kurucularını, birtakım insan hakları unsurlarını ortaya koymak ve başlatmak konusunda sıkıştırdılar. Bu, her kim olursa olsun ve her nerede yaşarsa yaşasın tüm bireylere hak tanıyan insan haklarının uluslararası bir belgesini hazırlamak ve geliştirmek anlamına geliyordu. 1946 yılında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (İHEB) olarak adlandırılacak olan, temel yurttaşlık ve politik, […]
10 Ocak 2020

İnsan Hakları ve Yapay Zekâ: Acilen Gerekli Bir Gündem

Mathias Risse / Çeviri: Selçuk Alev Bu yazı, Harvard Kennedy School, Carr Center for Human Rights Policy için 2018 yılında yazılmış bildiridir. Giriş Yapay zekâ insan hakları için zorluklar doğurur. İnsan haklarının arkasındaki ana fikir insan yaşamının dokunulmazlığıdır, bu daha az himayeye değer öteki yaşam formlarına insanoğlunun hiyerarşik bir üstünlüğünü temel olarak alan üstü örtülü bir varsayımdır. Bu temel varsayımlar, bilindik şekilde canlı olmayan ama yine de duyarlı, önsezileri güçlü, […]
10 Ocak 2020

Öteki İnsanın Hakları

Bu yazısında Levinas, insan hakları nosyonunun Batı düşüncesinde, ve bu arada Kant’ta, nasıl anlaşıldığını ve ne şekilde temellendirildiğini ele alıyor. Sonuç itibariyle Levinas, kendi ötekilik felsefesiyle uyum içerisinde, insan haklarının aslında öteki insanın haklarında temellendiğini ya da temellenmesi gerektiğini savunuyor. Rönesans’tan bu yana tasavvur edildikleri haliyle İnsan haklarının biçimsel karakteristiği, onların, herhangi bir otorite veya geleneğin herhangi bir öncel güvencesinden ayrı olarak ve dahası bu hakları herhangi bir üstlenme veya […]
10 Ocak 2020

Bu Ne Cüret! Gelecek Hakkı Üzerine Düşünceler

“Ne cesaretle bizden umut bekliyorsunuz. Boş sözlerinizle hayallerimi ve çocukluğumu çaldınız. Ben yine de şanslı çocuklardan biriyim. İnsanlar ıstırap çekiyor, insanlar ölüyor, koca koca ekosistemler çöküyor; bir kitlesel yok oluşun eşiğindeyiz ve sizin tek konuştuğunuz şey para puldan, ebedi ekonomik büyüme masallarından ibaret!” (Greta Thunberg , BM konuşması: “Bu ne cüret!” 17 Aralık 2018) Ekoloji konusunda, örnek inkâr şunu söylemektir: “Tehlikede olduğumuzu biliyorum. Ama pek de inanmıyorum. O halde ne […]