Felsefe

14 Eylül 2016

Felsefe

Platon’dan günümüze insanı felsefe yapmaya yönelten şey, onun kendisini bir aradurum içerisinde görmüş olmasıdır. İnsan kendisini çevreleyen doğa ile kendisini aşan sonsuzluk (Tanrı) arasında kalmıştır. İnsanın bu arada kalmışlığı, Platon ve Aristoteles’ten beri hep bir şaşkınlık ve merak konusu olmuştur. Bu merak, nesne, olgu, olay ve evren bilmecesi karşısında olduğu kadar, insanın kendi iç dünyası için de duyulmuştur. Felsefe tarihini oluşturan olumlu olumsuz tüm çözüm denemeleri, hep bu arada kalmışlığı […]
3 Eylül 2016

Beşiktaş Topluluğu (Beşiktaş Cemiyet-i İlmiyesi)

XVIII. yüzyıl sonu ile XIX. yüzyıl Osmanlı Devleti’nde öğrenim hayatına dikkatle bakıldığında göze çarpan yapı, temelde medreseler ve Enderun tarafından yürütülen örgün eğitim ve bu eğitimle yetinmeyenlerin devam ettikleri çeşitli yerlerden oluşmaktadır. Devletin öğrenim kurumları dışında faaliyet gösteren yerlere örnek olarak camiler, tekkeler, zaviyeler, konaklar ve yalılar verilebilir. Viyana bozgunu sonrası Osmanlı Devleti’nde ortaya çıkan süreç, Avrupa ile olan ilişkilerin boyutunu değiştirme yönünde ilerliyordu. XIX. yüzyıl modernleşme çabalarına hazırlık dönemi […]
7 Ağustos 2016

Thomas Aquinas’da Akıl ve İman

“Patristik felsefenin ünlü babaları Clemens(150-215), Tertulian(160-22), Origenes(185-254) ve Augustinus(354-430)’tur. Bu dönem felsefesi, Hıristiyanlığa yapılan saldırılara karşı koymaya çalışan bir savunma felsefesi olarak, bir apologia’dır” [1] Edouard Jeauneau, Patristik dönemde kilise babaları içerisinde “Augustinus’un üstün kişiliğinin tüm Ortaçağ felsefesinde egemen olduğunu söylemenin, durumu abartmak olmayacağını” [2] belirtir. Gerçekten de Augustinus’un fikriyatı tüm ortaçağ boyunca etkisini sürdürür. Pagan kültürün düşünsel birikimini Hıristiyanlık için kılma girişimi Augustinus’da açıkça izlenir. Augustinus özellikle Yeniplatoncuların düşüncelerini […]