Felsefe

9 Kasım 2016

Gazi’nin Dilinden Harf ve Dil Devrimi*

Harf devriminin gerekliliği Her şeyden evvel, her gelişmenin ilk yapı taşı olan soruna değinmek isterim. Her araçtan evvel, büyük Türk milletine kolay bir okuma yazma anahtarı vermek gerekir. Büyük Türk milleti bilgisizlikten, az emekle kısa yoldan, ancak kendi güzel ve soylu diline kolay uyan böyle bir araç ile sıyrılabilir. Bu okuma yazma anahtarı, ancak Latin esasından alınan Türk alfabesidir. Basit bir deneyim, Latin esasından Türk harflerinin, Türk diline ne kadar […]
9 Kasım 2016

Prof. Avram Galanti’nin ‘Arabî Harfleri Terakkimize Mânî Değildir’ Kitabına Eleştiri*

Günümüzde, Mustafa Kemal’in önderliğinde başarılmış dil devrimiyle ilgili en geniş kapsamlı eleştiri; bu devrimin bizi tarihimizden, Osmanlı kültür mirasından ayırdığı yönündedir. Her medeniyetin olduğu gibi Osmanlının da dünya mirasına kendine has katkıları ve kazandırdığı zenginlikleri olmuştur. Ancak her devrimin olduğu gibi dil devrimimizin de olumlu ve olumsuz sonuçları değerlendirilmelidir. Cumhuriyete geçiş birçok açıdan sancılı olmuştur. Öyle ki, Osmanlının yönetimi tek vesayeti bir kişinin iradesine bırakırken, Cumhuriyet, yönetimi halka emanet etmiştir. […]
9 Kasım 2016

Agop Dilaçar ve Türkçe*

Adı Agop. Soyadı Dilaçar. “Dilaçar” adını ona Atatürk vermişti. Türkçenin bilinen en önemli uzmanlarından biriydi. Atatürk dönemini yaşamış bir Cumhuriyet kuşağıydı. Kendisi, Ermeni kökenli bir Türkiye yurttaşıydı. Türk Dili’nin tam bir tutkunu ve belki de dilin en iyi bileniydi. Atatürk Agop’u ta Birinci Dünya Savaşı günlerinden tanıyordu. Bu tanışmanın da ilginç bir öyküsü vardı: Türkiye’de 1930’larda başlayan Dil Devrimi’nin en önemli öncülerindendi. Gelin bu önemli kişiyi biraz daha yakından tanımaya […]
9 Kasım 2016

Anlamdaş Olmak Millet Olmanın Temelidir*

İnsan, beşer olarak varlık denizine bırakılmış, fırlatılıp atılmış ya da gönderilmiş herhangi bir şeydir, herhangi bir canlıdır. Bu denizde batmamak, kaybolmamak, yok olmamak için insanın bir ‘binek’e ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç, içinde bulunulan devasa sudan hareketle karşılanacak bir özellik göstermez; tersine bizâtihi insanın nutkiyetinden [akıl ve dil sahibi olmasından] kaynaklanan bir çözümle giderilir. Bu ihtiyacın giderilmesi hayatın idâmesi için elzemdir; tersi durumda insan var olamaz. Tarihî tecrübe gösteriyor ki, insanı […]
9 Kasım 2016

Türkçe ile Felsefe

Düşünmek; kişinin kendi kendisiyle konuşmasıdır. Düşmek… İstençsiz bir eylemdir. Aristo “Doğa Üzerine Düşünmeler” (Metafizik) isimli eserine; “İnsan doğal olarak bilmek ister,” diye başlamaktadır. Ve “bilmek” ereğe konuşlandırılırken diğer yandan bu erek insanın “doğal” yani zorunlu “özyapısı” olarak, “olmazsa olmaz” koşulu olarak koyulmaktadır. İnsan için; “Homosapiens” derken de (homo: aynı, sapere: bilmek) bu koşul konu edilmektedir. “Bilmek” düşünmenin ürünü olacaktır. Öyleyse Descartes’ta olduğu gibi burada da insan; ediminde (yani yükümlü olduğu […]
9 Kasım 2016

Eril Dil, Türkçe ve Felsefe

Dil bir iletişim aracı olması bakımından, öncelikle insanın kendisi ile kurduğu ilişkinin bir göstergesidir. Bu ilişki bir dışlaşma ilişkisidir. Gizillikten edimselliğe geçen sonsuz Tin dışlaşmasını sonlu özne aracılığı ile gerçekleştirir: Bu dışlaşma öznenin yaşamıdır, tinsel varsıllıktır, özgürlüktür. Kendisini eylemleri aracılığı ile bir anlam varlığı olarak yapılandıran insan tinsel, ussal, ilkesel birliğe dönüşürken dili de kendisi ile beraber dönüşür. Kendisini karşıtında, kendisinden farklı olanda kavramayacak denli güçsüz olmayan olgusallık, evrensel olduğu […]
9 Kasım 2016

Dil ve Felsefe*

Bedia Akarsu’ya göre “Dünyayla bağlantıyı kuran dilinin içten gelişmesi engellenmiş bir ulusun, düşünmeye dayanan felsefe alanında başarı sağlayamayacağı açıktır.”[1] Antik Yunan düşüncesinde “LOGOS”, bir yandan “söz”, “dil” demektir; diğer yandan ise “düşünce” ve “akıl” demektir. Burada yapılan, bir sözcüğe farklı alanlardan gelen anlamları yükleme çabası değil, farklı alanlar arasında ilkesel bir anlam birliği kurma çabasıdır. Felsefe bir kavram dilidir, bu anlamda felsefe bir üst dil olarak dillerin dilidir. Her dilde, […]
6 Kasım 2016

Organlar ve Kaderimiz

İç organlarımızın fiziksel fonksiyonlarını az çok biliriz. Peki, psikolojik etkilerinin olabileceğini hiç düşündünüz mü? İç organlarımız içeriden ya da dışarıdan algıladığı bilgiler sayesinde oluşan enerji dengeleri ile davranışlarımızı ve karakterimizi, dolayısıyla kaderimizi belirlerler. Daha önce de bahsettiğim gibi her şey enerjiden meydana gelir ve bu enerji negatif ve pozitif kutuplardan oluşur. Taoizme göre bu iki farklı kutup yin ve yang enerjileri olarak adlandırılır. Geleneksel Çin tıbbı araştırmacısı Prof. David Lujan’a […]
6 Kasım 2016

Âsâyı Taşa Vurmak…

“Öfkelenme ya Rab ve fesadı ebediyen anma; İşte, yalvarıyoruz, bak, hepimiz senin kavminiz.” (İşaya 64:9) Çoğu hikâyecinin hayatlarındaki en çaresiz anlar, hikâyelerine güçlü bir giriş bulmaya çalıştıkları sırada başlangıçta kulaklarına çok hoş gelmesine karşın zamanla etkisini yitirdiğini fark ettikleri cümle ormanlarını onarmaya çalışırken gelir başlarına. Nispeten güçlü bir fikrin etrafındaki düşünceler sözsüz, yazısız ama tertemiz bir sezgiyle kanatlanırken, görenlere bir kelebek avcısını anımsatan hikâyeci, incelikli hamlelerle davet eder cümleleri tezgâhına. […]