Denemeler

5 Şubat 2017

Kaygı değil/yerine Saygı

Yaşamımıza, varoluşta ve doğada, herhangi bir canlının, varoluşunun sürekliliğini sağlamak üzere, özünde işleyen ve gerekli olan KORKU ile ancak “insan”ın yaşam alanında bulunan, fakat tek bilgi, […]
5 Şubat 2017

Kaygısızlar

Hermetik öğretinin Tanrısı şöyle seslenir: “…Evi ve içerdiklerini, sana göstereceğim örneğe göre tıpatıp uygun yap… Her şeyi sana dağda gösterilen örneğe göre yapmaya dikkat et.” Tanrı […]
5 Şubat 2017

Kaygı ve Teslimiyet

Danimarkalı filozof Søren Kierkegaard (1813-1855) 1843 yılında Korku ve Titreme ile 1844 yılında Kaygı Kavramı adlı iki önemli felsefî eser yazdı. Korku ve Kaygı’yı, Johannes de […]
5 Şubat 2017

Gelecekten Şimdiye Konulan İpotek!

İnsanın, zamana kayıtlı olarak düşünmesi, algılaması, devinmesi zihinsel formunun bir yansımasıdır. Zaman kaydından kurtulmak, zihinsel işleyiş formumuzu, dolayısıyla algı biçimimizi kökten değiştirmek demektir. Bunu başarabilmek elbette […]
5 Şubat 2017

Sıkıntı

“Kendini doğru biçimde eğiten kişi [Autodidakt], bir yazarın dediği gibi, Tanrı’nın eğittiği kişi [Theodidakt] düzeyindedir…” 1   Bir ara verebilseydim şu aralıksız akıp gidene işte o […]
5 Şubat 2017

Seçme Özgürlüğü ve İrade

Akıl dışı ve anlaşılamaz olan dünyanın ve doğanın oluştuğu andan itibaren korkuların, acıların etkili, insanın bu dünyada anlam arayışı içinde yaptıklarının anlamsız olduğu, hatta insanın kendisinin […]
5 Şubat 2017

Vazgeçilemeyenlerin ve Erişilemeyenlerin Kavşağında Kaygı

Kaygı hemen herkesçe anlam birliğine varılan net bir kavram değil. Çoğu kaynak kaygı kavramını “kaynağı belirsiz korku” olarak niteliyor. Ancak bu nitelendirmenin yeterince açık olduğu söylenemez. […]
5 Şubat 2017

Aşık Veysel ile Kierkegaard Kaygı Üzerine Konuşsalar…

Kierkegaard’ın Kaygı Kavramı adlı yapıtındaki korku ve kaygı ayrımı dikkat çekicidir: “Korku belirli bir şeye yönelmiştir; bir nesneye bağlıdır. Kaygı ise hep belirsizdir; herhangi bir yönelimi […]
5 Şubat 2017

Kaygı

Kaygı; genellikle düşünsel alanda, bireyin veya toplumların ileriye yönelik istemediği durumlar ile karşılaşma çekincesinin yarattığı duygulanım diyebiliriz. [1] Kişi kendisini ne ile özdeşleştirir ise, özdeşleştirdiği bu […]