Beyin: Bir Genetik Mozaik

27 Ekim 2016
Sayı 19 - Aralık 2011

Nature dergisi Ekim sayısında yayımlanan yeni araştırma bulgularına göre beyin birbirinden farklılık gösteren ve zamanla değişime uğrayan sinir hücrelerinden oluşan genetik bir mozaiktir (1).

Edinburgh’daki Roslan Enstitüsü’nün Hollanda, İtalya, Avustralya, Japonya ve ABD’deki bilim adamlarıyla birlikte yürüttüğü araştırmada, beyin hücrelerimizin genetik yapısının hayatımız boyunca binlerce kez değiştiği bulundu. Ayrıca ilk kez bu araştırmada beyin hücrelerinin hem birbirlerinden hem de vücuttaki diğer hücrelerden genetik olarak farklı olduğu da belirlendi. Araştırma ekibi, ulaştıkları bulguların beynin nasıl çalıştığını açıklayan önceki tüm teorileri altüst ettiğini ifade etti (2, 3).

Nature dergisinin Ekim 2011 sayısında yayınlanan araştırma sonuçlarına göre Retrotransposon isimli genler beyin yapısında çok sayıda küçük DNA değişimlerine sebep olmaktadır (3). Yer değiştiren DNA elementleri olarak adlandırılan Retrotransposonlar, genom içinde kendi kopyalarını çıkartmak için bir tür ‘kopyala-yapıştır’ mekanizması kullanan hareketli genetik elementlerdir. Bulgulara göre, genomda bir yerden başka bir yere zıplayan ‘Yer Değiştiren DNA Molekülleri’ nörolojik birtakım rahatsızlıkların oluşmasına sebebiyet verebilir ve hem normal beyin fonksiyonlarında hem de davranışlarda birtakım küçük etkileri vardır (4). İlk kez 60 yıl önce bitkilerde keşfedilen Retrotransposonların, günümüzde insan genomunun %40’ından fazlasını oluşturduğu ve genom evriminde önemli rol oynadığı bilinmektedir (1,4).

Beyinde genetik değişime uğrayan bölgelerin, özellikle öğrenme, hafıza ve düşünme ilgili bölümler olduğu ifade edilmiş ve değişime sebep olan Retrotransposonların, özellikle beyindeki hücre yenilenme alanlarında aktif olarak bulundukları tespit edilmiştir (3, 6). Bu genlerin bulundukları alanların incelenmesiyle beyin fonksiyonlarını etkileyen ve Parkinson gibi hastalıkların gelişmesine sebebiyet veren mutasyonların tespit edilebileceğinin umulduğu ifade edilmiştir. Araştırmayı yürüten Edinburgh Üniversitesi Roslin Enstitüsü’nden Dr. Geoff Faulkner, “Bu araştırma sonuçları, beyin hücrelerinin genetik yapılarının hayatımız boyunca değişmeden kaldığına dair inancımızı altüst etmiş ve bize beynin nasıl çalıştığına dair yeni bilgiler sunmuştur. Eğer bu genetik değişimlerin nasıl meydana geldiğini anlayabilirsek, beyin hücrelerinin nasıl yenilendiğine, hafıza gibi işlemlerin nasıl bir genetik temele sahip olduğuna ve belki de beyin hastalıklarında bu genlerin oynadığı rollere dair daha çok bilgiye sahip oluruz,” demiştir (3).

Araştırma ekibinde de yer alan Queensland Üniversitesi’nden Prof. Mattick’e göre, araştırma bulguları beynin genetik görümünün değiştiğini göstermekte ve çevresel etkilere tepki olarak beynin nasıl birtakım yapısal değişikliklere uğradığı konusunda ipuçları sunmaktadır (5). Bupa’da görevli doktor Dr. Virginia Warren, bu araştırma bulguları için “Bu bulgular, beynin bazı temel mekanizmalarını anlayabilmemiz için bize önemli yapıtaşları sunmaktadır,” demiştir (6).

KAYNAKÇA

•  http://www.bionews.org.uk/page_111406.asp  

•  http://www.ntvmsnbc.com/id/25293556/    

•  http://www.bbc.co.uk/news/uk-scotland-edinburgh-east-fife-15505641  

•  http://www.scientificamerican.com/article.cfm?id=ductile-helix-jumping

•  http://www.imb.uq.edu.au/index.html?page=167916  

http://www.bupa.co.uk/individuals/health-informati…