Celal Eldeniz

20 Kasım 2016

Yabancılaşma ve Dostluk

Denilir ki; bu dünya yaşantısı bir hac yolculuğudur. Yolculuğun gayesi bir dostluk aracılığıyla Allah’a kavuşmaktır (vuslat). Kâbesi de dostun gönlüdür. Bahsedilen dost, Allah dostudur.  Allah, Kur’an’da Hz. İbrahim için halil (dost) kelimesini kullanır1. “Dostluk” (hillet) ve “dost” (hal-il) kelimeleri “bir kimsenin bir diğerinin bütün özelliklerini, başka bir deyimle; hâl-ini, hal elbisesini (hülle) giymesi demektir(1)”. İbn-i Arabî Hazretleri kelimenin nüfuz etme, yayılma anlamlarına gelen köküne dikkat çeker 2. İbrahim peygamber Allah’ın dostudur. Allah’ın “bütün nitelikleri İbrahim’de tecelli ettiği gibi o da bunlara tam anlamıyla hakkını veren bir mazhar olabilmiştir(3).” İbn-i Arabî Hz. Fusûsu’l-Hikem adlı eserinde Kur’an’da adı geçen her bir peygamberin temsil ettiği hikmeti aktarırken İbrahim peygamberi sevgi hikmeti ile beraber anar. Bu ilahî sevgi hikmetini ifade etmek için sevgide aşırılık anlamındaki heyman kelimesinden türetilen “müheyyeme” kelimesi kullanılır. Nitekim “İbrahim peygamber, oğlunu kurban etmeye kalkmak ve Allah’a inanmayan ailesinden yüz çevirmek gibi Allah sevgisi uğruna yaptığı işler nedeniyle bu hikmetle ilgilidir.”(3) […]
19 Kasım 2016

Euripides’in “Bakkhalar” (Βάκχαι)’ı Üzerine

Euripides’in “Bakkhalar” adlı oyunu Yunan Tragedyası’na dair bir örnek teşkil etmektedir. Tragedyada, kısaca Yunanca “sofrosüyne” olarak tabir edilen ve özdenetim, denge ve ölçülülük anlamlarına gelen kavram ile esriklik ve çoşkuyla bütünleşen “mania” kavramının çelişki ve mücadelesini görürüz. Eser, Thebai kralı Pentheus1’un, kuzeni Dionysos2’un tanrılığını kabul etmemesi ve Dionysian külte karşı olması nedeniyle, Dionysos’un cezbesinde ne yaptığının farkında olmayan, birer mainad haline gelmiş Kadmos kızları (Pentheus’un annesi Agaue, teyzeleri) ve Bakkhalar tarafından öldürülmesini konu alır. Söz konusu mite ilkin Homeros’un eserinde rastlarız3. Euripides bu miti bir tragedya haline getirip sahnelemek amacıyla kaleme almıştır.  Ancak ömrü buna vefa etmez. Ölümünden bir sene sonra oğlu Euripides babasının oyununu onun ömrünün son zamanlarında ayrı kaldığı Atina’da, iki senede bir (yılaşırı, bienal) yapılan Dionysia şehir şenliklerinde sahneye koyar. Eser burada birincilik ödülünü alır. Aradan geçen birkaç yüzyılı atlarsak, eserin ortaçağda sessizliğe gömüldüğünü, hatta modern zamanlara kadar rafa kaldırıldığını, üzerine pek söz söylenmediğini, söylense bile eserin başarısının aleyhinde konuşulduğunu görürüz- ta ki […]
19 Kasım 2016

Hindu Gelenek Üzerine

Hindu1 Gelenek, Kadim Bilgeliğin2 –Avrupa’ya göre düşünürsek– Yakın Doğu ile Uzak Doğu arasında akan ve diğerleriyle aynı deryada buluşan Doğu kolunu teşkil eder. Bunun yanında onu biricik kılan durumlardan birkaçını ele alalım: Hindu anlayış, Batı’daki hiyerarşik ve Uzak Doğu’daki heterarşik anlayışı iç içe barındırmasıyla farklılaşır. İsminin etimolojisinin3 de çağrıştırdığı gibi var olanların her biri için bir ruhsal tahakkuk (sadhana) imkânını gözetir. Bu nedenle ruhsal tahakkuk yolu (marga)4 aydınlanmacı ve ezoterik öğeler içerse de daha çok mistiktir5.  Uphanishad’larda dağ ve mağara analojisi yer alır. Mağara ve dağ, içkin (mündemiç, inherent) olanla aşkın (müteal, transcendent) olanın beraberliğini temsil eder. İçkin olan öz Purusha’dır, aşkın olan ise Atman’dır6. Atman ve Brahman aynıdır (“Ayam Atma Brahma”7). Ruhsal tahakkuk, kendini bilmektir (Atma Jnana8). Brahman ise kendini ben-olan-ben olarak bilir9. Samsara’dan (transmigrasyon döngüsü) kurtuluş olan mokşa (mukti) evrensel ruh olan Atman’ın Brahman olarak ifade bulması ile mümkündür. Atman’ı bilen Brahman’ı bilmiş olur. O –hiyerarşik bir anlayışla– […]
19 Kasım 2016

Antik Yunan Tragedyası

Antik Yunan Tiyatrosu’nda üç tür mevcuttur: Komedi, Satür (Satirik Drama) ve Tragedya.  Komedi1, Dionysos Kültü ve Dionysos’a adanan phallik ilâhilerden kaynaklanmaktadır. Kır şenliklerinde köylüler birbirlerine kaba ve eğlenceli bir dil kullanırlar, phallus şekilli cisimler taşırlar ve Komoi (eğlenme) adlı Tanrı’ya ilâhiler söylerlerdi. Satirik drama (Satür/Satir2) ise adını satirler gibi giyinmiş oyunculardan almaktadır. Satirik drama; içinde hem komedi hem de trajedi öğeleri barındıran, Dionysos’la ve trajedi kahramanlarıyla dalga geçen, toplumsal ve siyasî konuları hicivle ve yapıcı bir eleştiriyle ele alan kısa oyunlardır. Tragoidia3 (tragedya) ise asil bir kahramanın bir hata, tanrıların isteği ve/veya kader nedeniyle düşüşünü konu alır. Aristoteles’e göre tragedya türü dithyramboslardan (Dionysos’a adanmış dans eşliğinde söylenen şarkı) kaynaklanmıştır. Dionysos kutlamaları olan “Dionysia” festivalleri biri Mart sonu – Nisan başında şehirde, diğeri Aralık sonu – Ocak başında kırsal kesimde olmak üzere iki kere gerçekleşmekteydi. Tragedyalar şehirde, Atina’da yapılan Dionysia şenliklerinde4, komediler kır şenliklerinde sahnelenmekteydi. O halde bunu bir başka açıdan […]
9 Kasım 2016

Türkçe Felsefe ve Kaynakları

“310. Bilgi, kimya gibi, her şeyi toplar, Akıl konağıdır, her şeyi saklar.” “288. Akıl bir meş’ale, kara gecede, Aydınlatır seni, ışık bilgide.” “265. Dünyada iki tip, saygın insan var, Bir bilge, bir de Bey, sayar insanlar.” “203. Bilgisiz benim, yok hiçbir sözüm, Ey bilge, kölenim, senindir özüm.”  Kutadgu Bilig1   Felsefe Kavramı Üzerine Bir tanıma göre felsefe, “evrenselleri araştıran bilimdir”. Ereği arı düşüncedir2. Bilim olmasından kastettiğimiz yönteme bağlı olmasıdır. Evrensellerden kastettiğimiz ise zamana ve mekâna aşkın olan, diğer yandan fenomenler (görüngüler) biçiminde zaman ve mekânda açımlanan ve söz konusu fenomenlerin soyutlanmasıyla ulaşılabilen ve anlaşılabilen kavramlardır3. Düşünmek aklın devinimi ise, felsefî düşünmek, aklın evrensel ilkelere bağlı olarak “yürütülmesi” işidir.  Kısaca, felsefî düşünce evrensel ilkelere bağlı bir düşüncedir. Düşünsel hareketi gerektirecek olan çoğu zaman ortaya atılmış bir sorudur. Bu nedenle, felsefenin başka bir tanımı –kısaca– soru sormak, sorgulamaktır, deriz. Farklı bir şekilde ortaya koyarsak; felsefe soru sormayı, hatta düşüncenin ufkunu genişletici sorular […]