Bozkurt Toral

10 Ocak 2020

Böcekler ve Perspektifler

Böcekler “…cinnet ve dehşet.” –Leonid Andreyev, Kızıl Kahkaha Geçtiğimiz bahar mutfak tezgâhının üstünde küçük kıllı bacaklarıyla gezinen bir böcek gördük bir gün, ama önemsemedik. Günler geçip böcekler yayılmaya ve gürbüzleşmeye başlayınca harekete geçmemiz gerektiğini düşündük. Ev arkadaşım böcekleri ürememeleri ve büyümemeleri konusunda konuşarak ikna edebileceğimizi iddia etti ve bunu gerçekten denedi. Karşılığında hayatlarını onlara bağışlayacaktık; böceklerden daha büyük ve daha güçlüydük ama diğer taraftan, görüldüğü gibi, gerçekten harekete geçme isteğinden […]
15 Mart 2019

Ütopik ve Trajik Kahramanlar

I. Kaderini Kabullenmek Anlatmak acı gelmesine acı gelir bana, Ama susmak da bir başka türlü acı, Her türlüsü bir başka bela benim için. Aiskhylos, Zincire Vurulmuş Prometheus Ütopya ve tragedya kelimelerinin –tutarlı bir bütünün parçaları olarak– birlikte düşünülüp düşünülemeyeceği, şayet düşünülebilirse bunu mümkün kılanın, bu iki tuhaf kelimeyi birbirine bağlayanın ne olduğu –veya olabileceği– ve ikisi arasındaki aslında açıkça ortada olan ilişkinin niteliği hakkındaki bu yazıyı yazmaya ilk niyetlendiğimde alıntılarla […]
11 Şubat 2018

Umut Nedir ve Neden Kötüdür?

Bu yazının amacı “umudu” bir kelime olarak ele almak ve kökenbilimsel bir araştırmasını yapmak değildir. Bu yazıda amaçladığım şey “umudu” ameliyat masasına yatırmak ve elime neşteri almaktır. Bu neşteri kullanarak onu anlam katmanlarına ayıracak ve bunları bireyden birliğe doğru değişik mercekler kullanan mikroskobumla analiz edeceğim. Bundan dolayı bu yazı bir laboratuvar deneyi olarak değerlendirebilir. Bununla birlikte bir bilim olarak psikolojiden yararlanmış olsam da bu yazının bilimsel bir yazı olduğunu veya […]
20 Kasım 2016

Yabancılaşma ve Özcülük Hakkında Bir Deneme

Psikolojik ve ideolojik bir kavram olarak kabul edebileceğimiz yabancılaşmanın teorisi ve pratiği hakkında yapılan tartışmalar geçmişten günümüze dek genellikle yabancılaşmayla değil, özüne yabancılaşmış ve yabancılaşmamış ile ilgili olagelmiştir. Hâli hazırdaki bu tartışmalar yöntemleriyle (karşılaştırmayla) sadece özcülük tartışmalarına yol açıyor. Bundan dolayı bugün “yabancılaşma” ile ilgili (yani bütün normallik-anormallik) tartışmalar açık bir evrenselcilik ve örtük bir ahlâkçılık etrafında dönüp duruyor. Sonuçta, dün olduğu gibi bugün de yabancılaşma tartışmaları devlet-vatandaş, din-dindar ve […]