Aykut Yazgan

8 Aralık 2020

Okuma Yazma

düşünmeye başlıyorsun bişeyler… kafanın içindeki resimler, renkler, hayaller… her şey, her şey yıldırım hızıyla geçip gidiyor… bakıyorsun düşündüklerinin tercümeleri, yani harfler (daha az tabii), kelimeler, cümleler peşpeşe dilinin, kaleminin ucuna gelmeye başlıyor… yavaş yavaş… işte onlardan birazını (yapabildiğin bu kadar…) yakalayıp hemen tercüme işine girişiyorsun… tutar mı tutmaz mı… kim bilir ? yazdıkça daha da süratleniyorsun. resimleri, renkleri ve hayalleri ve ipin ucunu kaçırmamak için. dolu dizgin… beyninin uğultusuna, fırtınasına, […]
17 Kasım 2020

Ata’yı Anma

10 kasım 1997 19.00 muhsin ertuğrul tiyatrosu / bana saat altıda buluşalım dediler. ben de koştum. altıyı bir iki dakika geçiyordu kapıdan içeri girdim, geç kalmanın ezikliği içinde. kimseler yok bizden. yani vakıftan. fuayede bir iki insan. iki masa işgal etmişler. kahve içiyorlar. köşede yaşlı bir hanımefendi. eski moda giysiler içinde.. önündeki sehpada ata’nın cumhuriyet gazetesinden kesilmiş resimleri. yan tarafta bir kara tahta ve üzerinde a b c.. (biraz sonra […]
13 Temmuz 2020

Ahasuerus

kurgu türü birtakım hikâyeler’ deyazdığım seha ver adlı kurgu türü bir öyküde, ahasver ‘e göndermeler yapmıştım. hikâyedeki kahraman (seha ver) tarihte sözü edilen, isa’yı kışkırtan antagonist bir tipten ziyade bedduaya uğramış bir zavallının ve yine analojik olarak, onun kadar uzun sefil ve sefih bir yaşamı bir türlü ölemeden sürdürmesinin hikâyesiydi.. ebediyen yaşamaya mahkûm edilen tarihteki ilk kardeş katili kain, sonsuza dek sürse de, ümit burnu’nu geçmeye and içen uçan hollandalı […]
10 Ocak 2020

権利 (kenri)

biri size birdenbire damdan düşer gibi nedir yahu bu mobilyacıların tahta cilalama hakkı diye bir sual sorsa.. şaşırır kalırsınız. ne cevap vereceğinizi bilemezsiniz. çünkü hayatınızda ne mobilyacılarla ne de cilalama işleriyle yakından uzaktan hiçbir ilişkiniz olmamıştır.. kaldı ki hakları.. yani bir tahta cilalama işi için hak’ mı lazım.. dur bakalım dersiniz.. bi araştıralım.. insan hakları denilince de onlarca sene, belki de daha uzun bir süre üstünde yaşamaya gayret ettiğimiz bu […]
14 Mart 2019

ütopya için deneme

öyle zannediyorum ki, bu seferki temaya, yapılabilecek olan her türlü girizgahta dostlarımın bir çoğu konuya girmeden ya da girerken önce kelimenin ehemmiyetine binaen etimolojik değerini (!) yazacaklardır. yani grekçe οὐ à yok τόπος àyer olduğunun mutlaka altını çizeceklerdir. (ben niye yazdım o halde!?) daha sonra herhalde mutlaka politeia yazarı ve ütopya’nın babası sayılan muhterem eflatun’u anmadan geçmeyeceklerdir. ama tabii baş köşeye kelimenin mucidi ve kitabın müellifi thomas more’u koyacaklarından, hem kendisinden […]
11 Şubat 2018

Mektup

üç sayıdır derginizde bana da yer verdiğiniz için teşekkür ederim. dergi içersindeki bilâ-istisna bütün yazar ve yazıların; insan düşüncesini ve dolaysıyla felsefeyi yücelten makaleleri arasında, yazdıklarımın her seferinde derginin en önemli ve müstesna köşelerinde çıkması ile beni çok onurlandırdınız. usta yazar bukowski’nin bir yerlerde dediği gibi yazarken yazmak için yazmayı hiç denemedim. sanırım belki de bu da her seferinde; derginin, o bin katlı sarsılmaz bir monoblok gibi duran felsefe abidesi […]
4 Ağustos 2017

Melankoli

resimde dürer’in “melencoliah” isimli bakır oyma-baskısında, yukarıda sağda, çanın hemen altında, ressamın oraya belli bir amaçla koyduğu 16 rakamlı sihirli karede, dört sayının toplamıyla 34 rakamının elde edilebilmesi söz konusudur. belli dört sayı çizgilerle birbirlerine bağlandıklarında belli “çizgi desenleri” ortaya çıkmaktadır, her ortaya çıkan “çizgi desenine” koşut olarak da 34 toplamını veren karşıt “çizgi deseni” oluşmaktadır (ayna). her iki “çizgi deseninin” toplamı ise daima “68”i vermektedir, yani 2 kere 34, ilk […]
3 Ağustos 2017

Ekim Yazıları

aşağıdaki yazı herhangi bir zamanda herhangi bir yerde akan bir zaman içinde bir fotoğraf makinası ile yazılmıştır. []’lardan her biri klik’tir. Akan zamanı sabitleştirir. Ama siz nasıl okumak istiyorsanız öyle okuyun. Galeria di buoarte fiorentina’nın en büyük atölyelerinden biri: beyzi (oval)/ yüksek kubbeli taş duvarlar. [ ] kubbeye yakın bir yerlerde sağlamca tahtalarla dörde bölünmüş pencerelerin birinden salonun tabanına doğru çarpraz gri bir ışık hüzmesi düşüyor. [ ] devasa salonun […]
3 Ağustos 2017

Oyuncu

merhaba sevgili dostlar… merhaba! ben bir oyuncuyum, biliyor musunuz? yo yo., hayır.. öyle sizin sandığınız gibi; yeşil çuha, yani poker moker, bilek cek, domino satranç falan değil… ben basbayağı bir oyuncuyum. bir aktör., bir meddah., ya da bir komedyen… nasıl isterseniz.. ben her şeyi oynarım… ne isterseniz… dram, komedi, trajedi, orta oyunu, mim, fars, temsil, piyes, müsamere… isterseniz size meddahlık, hatta hatta güllabicilik bile yapabilirim. sizler ne isterseniz, neyi isterseniz, […]